"İnsan için ancak çalıştığı vardır." (Necm 53/39) "Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz. (Tahrîm, 66/7) "İyiler muhakkak cennette, kötüler de cehennemdedirler." (İnfitar, 82/1 3-14) Bu ayetleri işittikten sonra, Allah'ın (c.c) keremine itimad ederek, ilim ve mal elde etmek için çalışmayı terk etme. Bunun yanında dünyan için çalıştığın gibi ahiretin için de çalış. Boş şeylere dalıp amel etmeyi ihmal etme. Çünkü dünyanın da ahiretin de Rabbi bir olan Allah'tır. Ve her ikisinde de ikram ve merhamet sahibi olan O'dur.
Din
7 EKİM 2023'TEN EVVEL GAZETELERİN HAYATI
Savaştan önce iki milyonu aşkın nüfusuyla dünyanın nüfus yoğunluğu en yüksek beş bölgesiydi. Çok genç bir nüfusa sahipti. Öyle ki yaş ortalaması 18'di; 30 yaş ve altı nüfus, toplam nüfus'un %70'ine tekabül etmekteydi. Çünkü Filistinlilerin İsrail'e karşı en büyük iki silahı ve direniş yöntemi, çok çocuk sahibi olmaları ve çocuklarını iyi bir eğitim vermeye çalışmalarıdır. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 39
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mürselât Suresi
Rahman Rahim Allah'ın Adıyla 1. Yemin olsun, o art arda gönderilenlere/meleklere/rüzgârlara/vahyin bölümlerine/kalplere inen doğuşlara, 2. Esip de büküp devirenlere, 3. Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere, 4. Fırka fırka ayıranlara, 5. Öğüt ulaştıranlara/Kur'an'ı ulaştıranlara, 6. Özür yahut uyarı İçin, 7. Ki, size duyurulmuş olan, mutlaka gerçekleşecektir. 8. Yıldızlar silinip süpürüldüğünde, 9. Gök yarıldığında, 10. Dağlar un ufak edilip savrulduğunda, 11. Resuller vakte bağlandığında, 12. Hangi gün için vakte bağlandılar? 13. Ayrım ve hüküm günü için. 14. Ayrım ve hüküm gününü sana bildiren nedir?
Sayfa 49 - Yeni Boyut Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Kıyamet Suresi
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla 1. Hayır, öyle değil! Kıyamet gününe yemin ederim ki, 2. Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim. 3. İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor? 4. Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz. 5. Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister. 6. "Kıyamet günü nerede/ne zaman?" diye sorar. 7. Göz şimşek çaktığında, 8. Ay tutulduğunda, 9. Ve Güneş'le Ay bir araya getirildiğinde, 10. Der ki insan o gün, "Kaçılacak yer nerede?" 11. Hayır, yok sığınacak yer! 12. Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün. 13. Haber verilir insana o gün, önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da. 14. Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;
Sayfa 47 - Yeni Boyut Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
7 Kasım 1982 Türkiye Anayasa Değişikliği Referandumu
Sonuçta ortaya çıkan yüzde 91,4 oranındaki yüksek "Evet" oranını sadece bu tedbirlerle açıklamak yeterli değildir. Unutulmamalı ki, Demirel ve Ecevit yeni anayasayı meşru saymadıklarına dair işaretler vermişlerdi. 1961 Anayasası'na, ciddi bir örgütlü yapıya sahip olmayan o dönemin toplumundan bile yüzde 39 "Hayır" oyu çıktığı anımsandığında, 82 Anayasası'na verilen yoğun destek daha iyi görülebilir. Toplumun, 12 Eylül öncesi "kardeşin kardeşi öldürdüğü" günlere dönmek istememesi bir neden olarak azımsanmamalıdır. Toplum, bu kaostan bir şekilde kurtulmak istiyordu. Yüksek evet oylarında darbecilerin tek yanlı propaganda imkanlarının etkisi ise yadsınamaz. 12 Eylül Anayasası bir tepki metniydi. Yürürlüğe girdiğinden bu yana, Anayasa'yı hazırlayan komisyonun başkanlığını yapan Prof. Dr. Orhan Aldıkaçtı dahil, Anayasa'yı eleştirmeyen neredeyse kalmadı. Özellikle 1987'den sonra Meclis'te yer alıp Anayasa'yı şiddetle eleştirmeyen ve acilen değiştirilmesi gereğinin altını çizmeyen hiçbir parti yoktu. Ne var ki, Anayasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten yeni Milenyuma girilen döneme kadar kapsamlı değişiklikler yapılamaması çok şey anlatır. Bu siyasî partilerin uzlaşma yoluyla oyunun kurallarını değiştirme anlamında çok mesafe alamadıklarını gösterdiği gibi, özellikle iktidar partilerinin Anayasa'nın kimi "avantajlarından" oransızca istifade etme büyüsünden uzaklaşamadıklarını da gösterir. Özellikle 1991 seçimleri öncesi DYP ve SHP'nin öne çıkardıkları söylemlere bakıldığında, bu partilerin kurdukları ortak hükûmetin köklü anayasa değişiklikleri yapabileceği beklentisi oluşmuştu. Ama dağ fare doğuracaktı. Bunu sadece anayasayı değiştirecek çoğunluklarının olmaması ile açıklayamayız. Dönemin politik ve iktisâdî koşulları da bu eylemsizliğin nedenleri arasındadır.
Sayfa 334·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Doğru ve güzel amel, mizanda ağır gelen ameldir...
Allah Teala’nın: "Allah’ın huzurunda, hiç hesap etmedikleri (ummadıkları) şeyler, önlerine çıkıverir." [Zümer 39/47] ayetindeki, hesap etmedikleri şeylerin ne olduğu şöyle yorumlanmıştır: Onlar, aldanma ve yanlış değerlendirme sebebiyle, boşa çıkan ümit ve beklentilerdir. Şu açıklama da yapılmıştır: Onlar, güzel ve iyi zannıyla, birçok amel yaptılar, fakat hesap anında onları işe yaramaz amel olarak buldular. Sahih ve makbul amel; ancak hesaptan sonra sağlam olarak elde kalan ameldir. Doğru ve güzel amel, mizanda ağır gelen ameldir. Bu konuda, Allah Teala: "O gün tartı, haktır." [A'raf 7/8] buyurmuştur. Hak ve mizanda sahibine hayır getirecek olan şeyin; ilim ve amel olacağı söylenmiştir.
Sayfa 406 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu