10/10
·135 syf.··
Beğendi
·
2026 157. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 00:08
Kitaba adını veren Asmalımescit 74 numara da romanın baş karakterinin ve diğer arkadaşlarının konakladığı bir pansiyondur. Olayların seyri sırasıyla, Asmalımescit 74’ten önce, Asmalımescit 74’te ve bu pansiyondan sonrası olarak akmaktadır. Aslında 74 numaradaki yaşantısının öncesini ve sonrasını çok az biliyoruz… Buradaki hayatı öncesinde başkarakter yine bohem bir hayat yaşasa da kendi içinde düzeni olan bir hayatı vardır; örneğin, geç saatte de olsa çalıştığı iş yerine, gazeteye gitmektedir; gazeteden çıktıktan sonra sıklıkla çalışma arkadaşlarıyla Sirkeci’ye gitmektedir.[6] Roman her şeyiyle düzen dışı bir İstanbul yaşantısını anlatır ve analizimizi de tamamen bu değerlendirme üzerine kurduğumuzu baştan belirtmiş olalım.[7] Zaman zaman karşımıza çıkan tabii ve gayritabii karşıtlığı üzerinden yapılan tartışmalar da romanı düzen dışı mekân kavramsallaştırmasıyla okumayı olanaklı kılar. Ek olarak, normatif olmayan ilişkilerin kurulması (romanda lezbiyen aşk deneyimine, evlilik dışı ilişkilere yer verilir; hatta evlilik sorunsallaştırılır), ev gibi yerleşikliğin ve düzenin temsili bir mekânda değil de pansiyon gibi daha az mekânsal sorumluluğun olduğu yerde kalınması, işe gidiş geliş saatlerinin belirsizliği, günübirlik yaşamaya ve tüketime (özellikle alkol ve uyuşturucu) odaklı olunması roman boyunca düzenin dışında olduğumuzu bize her şeyiyle hissettirir. Öte yandan anlatılan dönemin politik tartışmalarından, rejim değişikliğinden hiç bahsetmemesi ve bunların atmosferine dair bir haleti ruhiye taşımaması da anlatıyı bulunduğu dönemin içinde açılmış bir parantez gibi kılar.
Hayata Dair
Asmalımescit 74Fikret Adil · Sel Yayıncılık · 2015201 okunma
7/10
·304 syf.··
2026 8. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 10:07
Sevgili Irvin Yalom bu kitabında, 90’lı yaşlarında olmanın getirdiği iki zıt duyguyu aynı anda taşıyor: Yaklaşık 60 yıldır insanların hayatına dokunmuş olmanın derin huzuru ve artık hafızasıyla ilgili yaşadığı güçlükler nedeniyle uzun süreli seanslar yapamayacak olmanın hüznü… İnsanlara yardımcı olma isteği onda hiç azalmıyor; aksine bu durum onu yeni bir yol bulmaya yöneltiyor: tek seanslık danışmanlıklar. Bu seansların beklediğinden çok daha fazla ilgi görmesi de aslında onun yıllar içinde kurduğu bağın ve yarattığı etkinin bir yansıması. Kitapta seanslardan kesitler paylaşırken oldukça saydam, hatta yer yer savunmasız diyebileceğimiz bir açıklıkla kendi iç dünyasını da okura açıyor. Danışanlarını “şimdi ve burada”ya getiren o güçlü sorusu ise kitabın kalbinde duruyor: “Sizce bugün bu seansta siz ve ben nasıl gidiyoruz?” Kitabın sonlarına doğru ise alışılmışın dışında bir kapı aralıyor: Bu kez danışanlarından kendisine soru sormalarını istiyor. Üstelik ne kadar derin ve kişisel olursa o kadar iyi… Bu yaklaşım, danışanların kendilerini daha içten ve cesurca açmalarına alan tanırken, terapistin de yalnızca bir “uzman” değil, aynı zamanda insani yönleri olan biri olarak görülmesini sağlıyor. Dahası, bu karşılıklı açıklık hâli, terapistin de danışanlarının sorularından yeni şeyler öğrenmesine imkân veriyor. Genel olarak kitap, sadece bir terapi anlatısı değil; aynı zamanda yaşlanma, sınırlılık, anlam ve insan olmanın kırılganlığı üzerine oldukça samimi bir yüzleşme sunuyor. Not: Kitapta Yalom eşi Marilyn Yalomun ölümünden sonraki duygularından, onunla olan anılarından bahsediyor. 74 yıllık bir evlilik.. Arkadaşımla konuşurken fark ettim beş yıl sonra yeniden evlenmiş. İçimde beklenmedik bir hayal kırıklığı oldu ve kitaba bir süre mesafelendim. Yalom erkeklerin
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025163 okunma
Reklam
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Onlar Değil, Biraz da Biz
Puan vermedi·352 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 00:28
Bu kitapta Nouman Ali Khan, Bakara Suresi 49–89. ayetleri anlatıyor. Kitapta en çok dikkatimi çeken şey, İsrailoğulları’nın sürekli hata yapmaları oldu. Mesela Allah onları büyük bir zulümden kurtarıyor ama çok kısa bir süre sonra altın buzağıya yöneliyorlar. Bunu okurken ister istemez “insan gerçekten bu kadar çabuk unutabilir mi?” diye düşündüm. Ama sonra fark ettim ki aslında biz de bazen benzer şeyler yapıyoruz. Bir iyilik görüyoruz, sonra çok hızlı şekilde eski halimize dönüyoruz. Bir diğer dikkatimi çeken konu, sürekli mucize istemeleri oldu. Yani inanmaları için illa bir şey görmeleri gerekiyor. Bu bana biraz şunu düşündürdü: Acaba biz de kendi hayatımızda bazı şeyleri görmek istemediğimiz için mi inancımızı erteliyoruz? Ya da her şey tam istediğimiz gibi olunca mı daha güçlü hissediyoruz? Kitapta kalbin katılaşması konusu da baya etkileyiciydi. Sürekli aynı hataları yapınca insanın artık hissetmemeye başlaması… Bu kısmı okurken biraz kendimi sorguladım açıkçası. Çünkü bazen insan yaptığı şeylere alışıyor ve normalmiş gibi gelmeye başlıyor. Bir de nimet meselesi vardı. Onlara verilen güzel şeyleri beğenmeyip daha basit şeyler istemeleri… Bu da bana şunu düşündürdü: Biz de çoğu zaman elimizde olanın kıymetini bilmiyoruz galiba. Hep daha farklısını istiyoruz ama aslında sahip olduklarımızın değerini kaçırıyoruz. Genel olarak bu kitap bana şunu hissettirdi: Kur’an’da anlatılan bu olaylar sadece bir tarih değil. Aslında insanın hep aynı hatalara düşebildiğini gösteriyor. Yani okurken “onlar” demek yerine biraz “biz” demek gerekiyor gibi geldi. Benim için en net çıkarım şu oldu: İnsan kendini sürekli kontrol etmezse çok kolay şekilde savrulabiliyor. O yüzden bu bölüm biraz uyarı gibi geldi bana. --------------------•-------------------•---------------- 1.
Bakara Suresi Sohbetleri 3Nouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 2025170 okunma
8/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 10:31
Umre ibadeti nedir ve nasıl yapılır? Bu ibadetteki fiil ve davranışların anlamı nedir? İşte elinizdeki kitapçık, bu tür sorulara az da olsa cevap verebilmek ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Umrenin yapılışı, ayrıntıya girilmeden -nerede ne yapılacaksa- basit bir anlatım ile adım adım açıklanmıştır. Umrenin şeklî birtakım davranışlardan ibaret kalmaması için, anlam olarak umre fiil ve davranışlarının açıklaması büyük önem taşımaktadır. Bu bakımdan kitapçıkta umre fiil ve davranışlarının anlamı da izah edilmeye çalışılmıştır.(kitaptan alıntı) İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ 5 GİRİŞ ......................................................................................................................................7 BİRİNCİ BÖLÜM UMRE NEDİR? ...............................................................................................12 Umrenin Zamanı ....................................................................................12 Umrenin Fazileti ....................................................................................12 UMRENİN YAPILIŞI ....................................................................................13 I. İhram .....................................................................................................13 A. Niyet ................................................................................................14 B. Telbiye .............................................................................................15 C. İhram Yasakları ..............................................................................15 İhramlı iken Yasak Olmayan Bazı Fiil ve Davranışlar ................................16 Harem Bölgesine Giriş
Din
Umre RehberiEkrem Keleş · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 200826 okunma
bir yemek nasıl yapılmaz? bir kitap nasıl yazılmaz?
1/10
·176 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 19:50
Mustafa Kemal'in en sevdiği yemeklerden birini kendisi hakkında okumalar yapan muhtemelen çoğu kişi bilir.. bu yemek, etsiz kuru fasulye; kendisinin ifadesiyle, yağlı fasulyedir.. peki bu yemek nasıl yapılır? şöyle; kuru fasulye, sıvı yağ, kuru soğan, salça, su, tuz gerekli miktarda temin edilir.. tencerenin içerisine önce eldeki sıvı yağ dökülür.. üzerine önceden doğranmış soğan eklenir.. soğanlar yağ içerisinde pembeleşinceye kadar kavrulur.. yağda kavrulan soğanın üzerine salça eklenir.. kısa süreliğine salça ve soğan bir arada karıştırılarak kavrulur.. devamında kavrulmuş salça ve soğanın üzerine kuru fasulye eklenir.. tencerenin içerisinde yer alan fasulyenin üzerine de miktarınca su ilave edilir.. bir süre sonra suda yumuşayan tencere içerisindeki kuru fasulyenin üzerine de gerekli oranda tuz ilave edilir.. ortalama yarım saat ocak üzerinde pişirilir.. evet, etsiz kuru fasulye ya da yağlı fasulye servise hazır.. ek: pişirilecek olan kuru fasulye pişirilmeden bir gün önce suya yatırılır, suda bekletilir.. yukarıdaki kuru fasulye yemeği tarifinin sıralaması yemeği yapan kişi tarafından değiştirilirse, ek olarak; fasulyeler bir gün önceden suda bekletilmezse, kuru fasulye ya yenilecek halden çıkar ya da tatsız tuzsuz, ne idüğü belli olmayan yavan bir yemeğe döner.. elbette bu tarifte malzemeler arası miktarın birbiri ile uyumu da önemlidir.. malzemeler arasındaki uyum oranı bozulunca da kuru fasulye yemeği, kuru fasulye yemeği olmaktan çıkar.. örneğin; bir gece suda bekletilmemiş kuru fasulyeleri, suyu malzemeye kıyasla bol yaparsanız, üzerine de tencereye önce fasulyeleri, sonra suyu, sonra soğanı, sonra yağı, en sonda da salçayı koyarak yaparsanız süreç sonunda tencere içerisinde göreceğiniz görünüşü bakımından büyük bir hayal kırıklığına uğratır sizi, damak
Mustafa Kemal Atatürk
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,459 okunma
Reklam
Reklam