(...)
İlk dört halife (632-661) İran'dan Mısır'a kadar Yakın-Doğu'yu fethetmişlerdi. Şam 635'te, Kudüs, Antakya ve Basra ise, 638'de düştü. Fetihler hızlı bir ivme kazanarak ardarda geldi: İran (637-650), Mısır (639-642). 66l'den 750'ye kadar Şam Emevileri, hilafet topraklarını doğuda Afganistan'a, batıda ise Kuzey Afrika ve İspanya'ya kadar genişletmeye devam ettiler. Berberilerin bölgesel özerklik istemesini ustalıkla değerlendirenler, şiilik (özellikle haricilik) kartını da kullanarak fethe karşı koymaya çalıştılar. 711'de müslüman ordusu, Afrika'ya (Afrika'nın kuzeyine) geçti ve batının en ucuna (Mağrib el-Ahsa'ya), Cebel-i Tarık boğazına vardı. Sonra muhtemelen Ceuta'lı Bizans valisi ve yahudi yardımıyla, kent merkezleri sıkıştırıldı, Endülüs'ün (bilinen etimolojisi belki de Vondalicia) ve bugünkü İspanya ve Portekiz'i içine alan İberya Yarımadasının Vizigotlar krallığının fethi gerçekleştirildi. Toledo'nun başkenti düştükten sonra, Araplar Pireneler'e kadar mutlak bir hakimiyet kurdular. Özellikle Charles Martel, onların Fransa'ya yaklaşmalarını Poitiers'de frenlediği zaman (732) hızları dağlarda kesildi. 750'de Bağdat'lı Abbasiler tarafından tahttan indirilen son Emeviler, Endülüs'e sığınacaklardı. Muhteşem Kurtuba (Cordobe) Halifeliği, 756'dan, "grup kralları"nın anarşi dönemine kadar (1031'den 1090'a) devam etti. Sonra İspanya'nın kuzeyindeki hristiyan devletler, kararlı bir yarma harekatı gerçekleştirip 1085'de Toledo'yu geri aldılar. Murabıt (1090-1145) ve Muvahhid berberi (1157-1223) hanedanlıkları tarafından arka arkaya işgal edilen İspanya, müslümanlar tarafından yavaş yavaş boşaltılmaya başlandı.
1492'ye kadar Akdeniz kıyısı üzerinde dar bir toprak şeridi içinde Granada Nasriler (Beni Ahmer) emirliği olarak kaldılar. 827'de Afrika'lı