Ruhlarımız birbirine o kadar uygundu ki, birinin bir teline ufacık bir dokunma diğerinde yankısını buluyordu. Konuşurken dokunduğumuz farklı tellerin bu şekilde uyumlu ses vermesinde bulmuştuk mutluluğu. İçimizden dışarı çıkmak isteyen bütün düşünceleri dile getirmek için ne sözcükler, ne de zaman yetecekmiş gibi geliyordu ikimize de.
Sayfa 117 - Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi·Kitabı okudu
…düşüncelerin birbirini giderek daha büyük bir hızla izlediği, soyutlaşa soyutlaşa sonunda artık ifade olanağı bulamadığın ve düşündüğünü söylediğini sanarak bambaşka bir şey söylediğin sisli bir noktaya vardığı o an…
Sayfa 119 - Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi·Kitabı okudu