İnsan DNA'sının mutasyona uğrayarak değişme ihtimali olsa da, bu çok sıklıkla gerçekleşen bir durum değildir. 80 yıllık bir insanın DNA dizisinin, bazı istisnalar olsa da, doğduğu gün ile öldüğü gün aynı olması, DNA'nın değişmemeye programlanmış bir dizisi olduğunun işaretidir. Oysa bir insan 80 yıllık ömrü boyunca farklı yaşam tarzlarından geçerek, kimi zaman daha sağlıklı, kimi zaman daha sağlıksız, inişli çıkışlı bir ömür sürmektedir. Sürdürdüğü bu ömür süresince, biyolojik yaşının dışında, beslenme şekli, sosyoekonomik durumu, fiziksel aktivite alışkanlığı, sigara-alkol kullanımından hayata bakış tarzına kadar (daha pozitif ya da negatif bakış açısına sahip olmak gibi) farklı faktörlerin etkisi altında kalmaktadır. Tek bir zigottan bölünerek embriyonik döneme giren tek yumurta ikizlerinin DNA dizisi yüzde 99.9 oranında aynıdır. Tek yumurta ikizleriyle yapılan epigenetik çalışmalar, aynı DNA dizisine sahip olan bu bireylerde çevresel faktörlerin ve yaşam tarzının gen ifadesi üzerindeki etkilerini ve buna bağlı olarak hastalıkların ortaya çıkışı açısından etkilerini incelemek için güçlü bir model sunmaktadır.*
Sayfa 427·Kitabı okudu
1000Kitap
Bilinç, her ne kadar fiziksel süreçlerle ilişkilendirilmeye çalışılsa da yalnızca kimyasal tepkimelerin toplamı olarak açıklanamayacak kadar çok katmanlı bir fenomen gibi görünmektedir. Dolayısıyla, beynin bu karmaşık kimyasal doğası bir yandan bilinci mümkün kılan temel zemin olarak değerlendirilirken, diğer yandan da açıklanamayan yönleriyle bilimsel indirgemeciliğe karşı felsefi bir direnç noktası oluşturmaktadır. Örneğin, beyindeki hücreler arası bağlantı (sinaps) sayısının 5x10 üzeri 11 ile 5x10' üzeri 14 arasında değiştiği belirtilerek, bireyler arasındaki önemli varyasyonlara dikkat çekilir. Ayrıca, yaklaşık 8.6x10'üzeri 10 sinir hücresi (nöron) ve 9.5x10'üzeri 10 nöron olmayan hücre (glial hücreler gibi) içerir. Beyinde 3.000 farklı ana hücre tipi bulunduğu ve her beyin bölgesinde ortalama 5 ana hücre tipinin yer alır. Ayrıca, modern araştırmalarla 737 beyin bölgesi, sinir ileticilerinin farklı etki üretebileceği 500 reseptör tipi, 450 farklı iyon kanalı gibi olağanüstü korkunç sayıların kombinasyonları, beynin işlevsel ve yapısal çeşitliliğini ve her bireyin benzersizliğini ortaya koyar.
Sayfa 398·Kitabı okudu
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kim var et alabilen, Sor onu sen kasaba! Elli liraya pişmez, Sade suya bir çorba. Zalimsen adın mazlum, Mazlumsan adın zorba
Haziran 9/kutsala saygısızlık eden kadınlar
1901 yılında Elisa sanchez ve marcela gracia isimli kadınlar... San jorge kilisesinde evlendiler. ... Durumu normalleştirmek için... Elisa isminin Mario yaptı damat kıyafeti giydi saçını kestirdi ve sesini kalınlaştırarak konuştu. ... Kilise işlenen bu kutsala saygısızlık suçunu polise ihbar edecekti... Porto'da yakalandılar... Denize açıldılar. Bacakların izi Buenos aires'te kaybedildi.
Sayfa 185 - Doğum günüme yakışır bir hikaye·Kitabı okuyor
“Boşansaydınız,” dedim, “o kadar cesaretin yok muydu?” “Sende var mı o cesaret?” dedi. Sesi buz gibiydi. Acının insan ruhuna yayılması için ne kadar zaman geçtiğini o anda anladım. 1, 2, 3, 4… Bende de yoktu o cesaret… 8, 9, 10… Hiç olmadı… 12,13… Ayrılma kararını veren Melek oldu… 16, 17, 18… Ayrılmak istedi, beni ikna etmeye çalıştı, gözyaşlarıma göğüs gerdi, benimle ağladı, daha önce boşanmış olan arkadaşlarıyla yemeğe çıkmamı sağladı, yayınevinden benim için izin aldı, tatile çıkmam için baskı yaptı, ailesiyle konuştu, avukat ayarladı, boşanma terapistinin seans ücretlerini ödedi… 32, 33, 34… en sonunda bir not bırakıp gitti… 41, 42, 43… ve bitti… 50. Elli saniyelik bir şeydi.
Alıntı
Evet (Kalite) artık bir makarna ismi... Biz, her sahada (Kalite)nin bu kadar düşük olduğu bir diyarda acaba neyi anlatmaya çalışıyoruz? Tek korkumuz, fikirlerimize herhangi bir fikirle karşı çıkılması değil, bir gün bu vatanda düşünen adamın deli sanılması ihtimalidir. (Kalite), yani keyfiyet gözüyle bakın memketinize!.. Evvelâ bakanlarınıza bakın! İçlerinde derinliğine kültür sahibi, yaşadığı dünyanın ve yurdunun meseleleriyle beyni buruş buruş tek adam görecek misiniz?.. Hepsinin de kafaları tergalli gömlekler gibi dümdüz... Şu, parti liderlerine bakın! Hangisi, Fransız ihtilâlinden bugüne, millet millet Batı dünyasının particilik hayatı üzerinde düşünmüştür veya bir şey öğrenmiştir? «– Gurur, ancak patriklere, generallere ve zamânenin münekkidine yakışır!»