A.

𓇼 ♡ . ♡𓇼 ⋆.✮ 𝄞 ✮.⋆ ♫ ✯ 𓆙 ✯ ♫ (⁠≧⁠▽⁠≦⁠)
Kişinin algısı onun bilinç düzeyiyle bağlantılı bir biçimde evrildikçe dünyanın nedenler alanı olarak tanımladığının aslında sonuçlar alanı olduğu açığa çıkar. Gözlemciler kendi algılarının sonuçlarının sorumluluğunu üstlenerek kurban rolünü “hiçbir şey senin üzerinde yetki sahibi değildir” anlayışının ötesine geçirebilir.
deneklerden gözleri kapalıyken kızgın, üzgün, kıskanç, sıkkın, suçlu veya korkulu hissettikleri bir ânı akla getirmeleri istendi, bu noktada herkes ortak biçimde zayıf düşmekteydi. Daha sonra da sevgi dolu birini ya da durumu akla getirmelerini isterdik ki bu noktada herkes güç kazanırdı;
Örneğin yapay tatlandırıcı, ister dilin üzerine yerleştirilsin, ister paketiyle karın boşluğuna yakın bir yerde dursun ya da (içeriğini ne deneyi yürütenin ne de deneğin bildiği) sade bir zarfın içine saklansın, tüm denekleri zayıflatıyordu.
Kinesiyolojinin ilk başta en çarpıcı bulgusu bedenin zararlı uyarıcılara maruz bırakılması durumunda kasların ânında zayıfladığının açıkça ortaya konması oldu. Örneğin, hipoglisemi hastasının diline şeker konduğunda, kas deneyi (genellikle gösterge kası olarak kullanılan) omuz kasının ânında zayıfladığını gösterdi. Bu doğrultuda, vücuda şifa verici maddeler kasların ânında güçlenmesini sağladı.
George Goodheart, klinik uygulamalarında kas deneyi yöntemlerini kapsamlı olarak inceledi ve her kasın güçlü veya zayıf olmasının o kasa karşılık gelen bir organın sıhhat ve patolojisine bağlı olduğunu gösteren çığır açıcı bir buluşa imza attı.