Anıl Haznedar

Anıl Haznedar
@AHaznedar
İnstagram @haznedaranil

Anıl Haznedar

, bir kitap okudu
8/10
·594 syf.··
Beğendi
·
2019 29. kitabı
Orhan Pamuk
7.9/10 · 7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
30 Ağustos Zafer Bayramı
-Hayırdır çocuk? ...Ne desem bilemedim. -Sen böyle mi gördün bizden! ...Yok, görmedim elbet. -O zaman bu umutsuzluk ahvalin nedir? Kalk ayağa; Türk’e durmak mı yaraşır! ...Gücüm kalmadı hiç. -Ruhun ölmüş senin. ...Sadece benim mi? Milletin ruhu ölmüş! -Vaziyet kötü desene. Yapılacak belli. ...Nedir? -Mücadele edeceksiniz, vazgeçmeyeceksiniz, ümidinizi yitirmeyeceksiniz, ayaklarınızın üzerinde durmasını bileceksiniz, her darbede düşeceksiniz belki ama her düştüğünüzde tekrar kalkacaksınız. ...Dönüşü olmayan bir yola gidiyoruz. -Ölüm Allah’ın emri. Biz bugün sonun başlangıcına giden yoldaydık. Bak ne oldu bugün. ...Şu ayrılık da olmasaydı! -Vatanın bağrına dayamış düşman hançerini. Ben de sıram gelince bu vatana naciz bedenimi toprak olarak bağışladım. ...Seni öldürende yoktur din iman! -Uyan evlat hadi, bugün 30 Ağustos! Git, al bayrağını göğsünü gere gere yürü! ...Yürümek yasak! -Yürümek yasaksa koşmakta mı yasak! ...Çok özledik seni. -Ah vatan! Ben de sizleri özledim, milletimi, vatanımı, çiftliğimi özledim, kahvemi, rakımı, denizimi, hayvancıklarımı özledim çocuk. ...Çiftlik, ormanlar, hayvanlar! -Kader böyleymiş. Uyan hadi! Yeniden başlarız her şeye.
1000Kitap
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2019 28. kitabı
Yazı masamın başındayım. Bir önceki kitabın, duygusallığımın masumiyetinde açtığı yaraların tedavisini yazıyorum. Duygularım darmadağın bir halde. Toparlayamıyorum. Aeden’den sonra koca koca binaları deviren bir depremin yarattığı şok etkisi gibi bir şey yaşıyorum. Kolay kolay geçebilecek gibi durmuyor; aslında hiç geçecek gibi durmuyor. Bana göre var olmayan ama toplumda bir korku unsuru olarak varlık gösteren ilahi, şeytani varlıkların ele geçirdiği insanların yaşadığına benzer korkularla gecelerimi, onun seslenişleriyle geçiriyorum. Akilah... Şu Aeden’li kadın. İçinde yaşadığımız gezegende, tekamülümüzü hızlandırmak için yazar kimliğine bürünmüş Aeden’li melek. Uzun süredir yoktu. Araya başka kitaplar sokarak, duygusal masumiyetimde açtığı yaraların üzerine merhem sürerek unutmaya çalışıyordum. -Bırak kanasın. diye bir fısıltı duyuyorum. Hemen arkamdan geliyor ses. Dönüp bakmıyorum. Bakarsam biliyorum, göz göze geleceğiz ve ruhuma işleyecek o delici bakışlarıyla. “Hayır, bu ses gerçek değil. Bu ses gerçek değil.” Diyerek kendimi avutmaya çalışıyorum. Ama biliyorum ki bu sadece kendimi kandırmak. -Bırak kanasın. “Ne kanasın, ne!” Diye haykırıyorum ve dönüyorum arkama, göz göze geliyoruz. İşte o an zihnime giriyor Akilah. -Karşı koyma, zaten yapamazsın. O kadar ileri bir tekamülünüz yok. Bırak kanasın duygularının masumiyetindeki yaralar. “Yaşanan yıllarım senden çok daha fazla” diyorum. Kastımı anlıyor. -Evet, yaşanmışlıkların benden çok daha fazla ve acı verici. Ama seni parçaladı, bu yüzden seni seçtim. Sen tekamülde diğerlerini aşmayı başardın. “Ama bunu ben istemedim Akilah!” Gözlerimden yaşlar süzülürken, elini uzatıp, gözlerimdeki yaşları havada süzerek kendi gözlerinden aşağıya doğru akıtıyor. Parçalanmışlığımı paylaşıyor benimle. -Niyetim sana acı vermek
Edebiyat
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
7/10
·310 syf.··
Beğendi
·
2019 27. kitabı
“Hani o bırakıp giderken seni  Bu öksüz tavrını takmayacaktın?  Alnına koyarken veda buseni  Yüzüne bu türlü bakmayacaktın?” Bodrum’a gittiniz mi? Ya da orada yaşadınız mı? İkisi arasında sanki elinizi uzatınca tuacakmış gibi görünen bir ay, yürüyerek beş dakika sürecekmiş gibi görünen ama aslında bir dağın zirvesi kadar uzak yollar kadar fark var. Hissetmek. Neyi hissetmek? Aşkı, hasreti, yalnızlığı, kıyıya vuran her bir dalganın muhteviyatında sakladığı sırları, dostluğu, huzurun kokusunu ve... Bodrum bir başka memleket. Milyonlarca yerli yabancı turistin kısa süreliğine gelerek eğlenip, sarhoş oldukları ve en ahlaksızca günahları kimsenin bilmediğini zannedip, bilse de umursamadan işlediği bir yer değil. Bodrum akşamları, gece kulüplerinde eğlenerek, kadınlı erkekli grupların çiftleşmek için koklaştığı, kadehlerin tokuşturulduğu, şişelerin birinin boşalıp diğerinin getirildiği bir yer de değil. Bodrum sadece zenginlerin eğlenebildiği, koylarda yatlarıyla turlar atan Arap şeyhlerinin Türk kızlarını kucaklarından indirmediği ve barlar sokağında toplumca dışlanan trans bireylerin hayatlarını kazanmaya çalıştığı bir yer de değil. Kürt mafya gruplarının Doğuda kaçakçılıktan kazandıkları paralarla açtıkları gece kulüpleri ile saygın birer iş adamı oldukları ya da polisin bedava geçinebilmek için bazı hususlara sesini çıkarmadığı bir yer de değil. Daha yazacak çok şey var. Ama Bodrum... Bodrum begonvil kokan, kızlarının güzelliğiyle dillere destan, aşk kokusunun denizden gelen rüzgarlara karışarak taaaa Yunan adalarına gittiği, müslümanın veya başka bir dine inananın değil de insanların huzurla sokaklarında rahatça dolaştığı, güzel kızlarının güneşiyle kavrulmuş esmer tenli vücutlarını tuzlu ve dibi görünen berrak sularında sırları barındıran dalgalarına bıraktığı,
Edebiyat
Begonvil KokusuMerve Dağlı · Gece Kitaplığı · 201711 okunma