Kitap, çok övülen ve beğeni toplamış bir Amerikan bestseller’ı. Evet, kitaptaki öğretiler ve verilen mesajlar güzel. Evet, Morris hocanın öğrencisi olmayı istemeyecek birini tanımıyorum.
AMA
Kitabın satılması ve daha çpk okunması için ALS hastası Morris Bey’in hastalığı öyle bir sert biçimde ele alınmış ki hasta olmayan birini bile ağlatacak cinsten. Oysaki bu hastalıkla mücadele eden bir sürü kişi var. Onlara bu korkunç süreci bu şekilde anlatmaya çalışmak, kitabın mesajlarının önüne geçmiş durumda. Korku ile dikkat çekmek ucuz bir satış politikası. Duygular hitap etmeye çalışılmış ama korku yoluyla. Bu yüzden ALS hastaları, yakınları ya da potansiyel olarak hepimiz için rahatsız edici buldum.
Mesajlar, hepimizin gündelik hayatımızda da düşündüğümüz, kafa yorduğumuz ve birbirimizle paylaştığımız şeyler aslında. Ele alırken tatlı ve bilge bir hocadan dinlemek, aralarda hikayeler ve aforizmalarla bunu tekrar görmek güzel. Ama ötesi yok.
Ölümü kucakla!
Zıtlıkların gerilimini kabullen ve öyle yaşa!
Aile ve aile desteği en önemli zenginliktir!
İşini, eşini, düşünceni kendin seç!
Topluma asgaride uy; büyük ölçekte kendin ol!
Sev ve sevgi dağıtmakla sorumlu hisset!
Ölüm bir sondur ama ilişkiyi bitirmez!
Hayat, basit ama seni yansıtan rutinlerle güzel!
Kapitalizm, kabalığın kaynağıdır!
…
Çoğaltılabilir ama ahım şahım bir kitap mı? Hayır.
Yaşım 16 bilmedin 17. Marlboro içmenin statü göstergesi sayıldığı zamanlar, cebimde sigara olmazdı. Ayda bir olurdu belki, Samsun 216. Lakabım 216 ya çıkmıştı. Tek sigarayı 6 kişi ortak içerdik.
Eyvallah Kardeşim. Beni onure ediyorsun :) muhakkak sadelik ve gerçeklik deyince akla Cehov gelir . NBC’de Cehov’un büyük hayranı. Hepsi Cehovun işleri :)