Ilknur Kaya

Ilknur Kaya
@AachenerPfluemli
Allzu menschliche Eigenschaften, Gefühle und Verhalten Tragende mit der Liebe der Erde, Welt, Lebewesen und Liebe selber..
Lehrerin ohne Schüler- Master ohne Lehre
Anadolu/ WWU / SAÜ
Eskişehir- Münster
TR
28 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Mercan Adası uygarlığını yıkan II. Dünya Savaşı mıdır?
Puan vermedi·261 syf.··
Beğendi
·
2018 59. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2018 18:29
“... Sineklerin Tanrısı’nı (...) çocuklar için yazılmış bir serüven romanı saymak (...) yanlıştır. Hatta Sineklerin Tanrısı’na roman demek de yersizdir; çünkü bu kitap bir roman değil, gerçekçi bir anlatımla yazılmış olmakla beraber, bir alegoridir, yani simgesel anlamları olan bir öyküdür (s.250).” Düşünce özgürlüğünün sesi, aklın ve sağduyunun katli ile susturulmuş, son sesi parçalanmanın, bütünlüğünün bozulmasının, anlamını yitirmesinin sesi olmuş ve kanlı bir şekilde okyanusun derinliğinde yitip gitmişti(Son Söz’deki şeytanminaresi şeklindeki denizkabuğı simgesinin düşünce özgürlüğü ile özdeşleştirilmesibe itafen, s.251). Ralph, Jack, Domuzcuk... Simon ve Roger... Aslında Mercan Adası da tıpkı Sineklerin Tanrısı’nda olduğu gibi ingiliz çocukların düştüğü bir adayı ve bu adada hayatta kalma yollarını anlatır, Mercan Adası’ndaki britanyalı çocuklar, bu uygarlığın bir modelini oluşturarak hayatta kalırlar, Sineklerin Tanrısı’nda ise II. Dünya Savaşı’nın yarattığı derin umutsuzluk, Sineklerin Tanrısı’nda da Mercan Adası’nın alaya alınması ile karanlık bir korkuya dönüştürülerek anlatılır. Salt iyiyi, salt kötüyü, aklı, demokrasiyi, sağduyuyu, özgür düşünceyi, faşizmi, vahşeti ya da insanlığı simgeleyen bu çocuklar, Mercan Adası’ndaki ütopyayı bir ateşle cehenneme çevirebilmişler, ellerindeki tüm kaynakları küle dönüştürmüşler, kendi yaşamlarını korkunun doğurduğu vahşet açlığı ile çaresiz bir savaşa dönüştürmüşlerdir. Kurtarılmayı beklerken, ateşi bulmalarıyla başlayan ve kurtarılmalarına dek sürebilecek yeni uygarlıkları, kendi yaşamları pahasına yaptıkları hükümet darbesi ile yıkılır. Kısasa kısas, güçsüzlerin yerinin olmadığı, bir liderin kan ve vahşet susamışlığı, şölenlerin ve zorlu hayata karşı kazanılan geçici zaferlerin sarhoşluğu ile elde edilen insanlık
Tarih
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Reklam
Clavigo‘yu Radyo Tiyatrosu‘ndan Dinlemek
Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2018 58. kitabı
youtu.be/kuQgy4EmLs8 (Radyo Tiyatrosu linki) Goethe‘nin 1774 yılında ilk kez sahneye koyulan, 5 perdelik Dram’ı. Sturm und Drang- Coşumculuk/ Coşkunluk akımı dönemi eserlerindendir. Sturm und Drang, Aydınlanma (Aufklaerung) düşüncesine karşı, yani us’a karşı, yeni bir insan ve sanat görüşü getirmiştir. Bu görüş, us’un tek vücuttaki insanını duygu ve deha ile tek tek bireyler halinde sunar bize. Coşkunluk akımı, birbirine benzemeyen insanları, her insanın ayrı bir birey olduğunu, birey olarak kendilerine has özellikler geliştirdikçe de özgürleşeceklerini savunur. Deha çağı, dahi sanatçının us’u aşması yolunda başlamış, özgürlük ve dahi sanatçı birbirine bağlanmıştır bu sanat akımında. [içerik]: İradesiz, gözünü mevki hırsı bürüyen fakir çocuk Clavigo, İspanya kralının gözdesi olmak için sevdiği kadına, Mari’ye verdiği bağlılık ve sadakat sözlerini tutmaz, kadim dostu Carlos’un onun önüne serdiği makam, mevki ile kendi arzularını terk eder. Clavigo, Fransa’dan İspanya’ya bir tüccar ile gelen 2 kız kardeşin, Mari ve Sophie’nin yanına sığınır vaktiyle, Sophie, Clavigo’nun Mari ile olan derin aşkına destek olur, evlenmelerini o da kız kardeşi için gönülden ister. Fakat Mari, Clavigo ile evlenmek için Clavigo’nun kendisini ıspat etmesini, soyluluğa, saraylılığa erişmesini ister. Clavigo da başta üstün yetenekleri ile kralın gözdesi olana dek çalışmıştır. Clavigo’nun ruhunu şeytana satması da geldiği konumdan sonra, önce Mari’yi terk etmesi ile sonra da iradesizliğinin cefasını çekişi ile başlar. Clavigo, Mari’nin ailesi için artık intikam ateşini yakan biri olup çıkmıştır. Vefasızlık, verilen sözlere ve aşka ihanet, mevki-makam ve para hırsı, iradesizlik kralın arşiv memuru Clavigo’yu saran erdemsizliklerdendir.
İlişkiler
Clavigo KardeşlerJohann Wolfgang Von Goethe · Milli Eğitim Bakanlığı Basımevi · 196580 okunma
Ne yapıyor bu karı koca Kanneth Davis ve Jenny Davis?
Puan vermedi·
2. Baskısı Ekim 2011’de yapılan, NTV’nin güzel bir derlemesi: Edebiyattan Pek Anlamam. Kafka’nın şu sözü ile bir portresinin basıldığı ayracı arasına koymak tam isabet: ‘’ Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa niye okumaya zahmet edelim ki?’’ (Alm.: Wenn das Buch, das wir lesen, uns nicht mit einem Faustschlag auf den Schädel weckt, wozu lesen wir dann das Buch?) - Franz Kafka- Mektuplar (Briefe) 1902-1924. Dünya Edebiyatı’ndan seçkiler ile Türk Edebiyatı’ndan ve Türkçe’ye çevrilmiş eserlerden bilgece bir derleme. Soru-cevap tekniği ile (kitapta hızlı test formatı olarak adlandırılmış- bir öğretim / yabancı dil öğretim yöntemi olarak ben soru-cevap tekniği demeyi tercih ederim) esere, yazara yönelik anahtar bilgicikler yönlendirmesi yapılmış, kitap ile birlikte okura bir edebiyat yaklaşımı/ edebi bakış açısı kazandırılması amaçlanmış. İçinde Kafkavari çekincelerden (Kafkaesk, Kafkavari: Kafka’nın eserlerindeki tasvirlerdeki gibi, Kafka tarzı, tehdit edici ya da korkutucu anlamında) bile kurtulma vaadleri verilmiş. İçerik Epik-Lyrik-Dramatik (Edebiyatın üç büyük alanı: Düzyazı-Şiir-Tiyatro, bu ayrımı da Edebiyat’ın Doğal Türleri diye Goethe yapmıştır) olarak temel bir biçimde bölünmüş, içinde Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan/ alamayan yazarlara da bir başlık olarak değinilmiş, köklü eserlerin filmleştirilmesinde yapılan değişiklikler bile belirtilmiştir. Genel anlamda edebi bir yaklaşım kazanmak için ya da edebiyat dünyasına bilinçli bir şekilde ilk adımı atmak için güzel, sade, anlaşılır, pratik bir başvuru kaynağı.
Edebiyat
Edebiyattan Pek AnlamamJenny Davis · NTV Yayınları · 201178 okunma
Puan vermedi·300 syf.··
Beğendi
·
2018 55. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2018 16:12
Dilbilim alanındaki en küçük okumalarda bile başvurduğum temel kaynaklardan, Berke Vardar’ın güzel çalışmalarından. Benim alanım için Türkçe’ye kazandırılmış güzel ve anlamlı bir başvuru kaynağıdır. Özlem Berk’in Kuramlar Işığında Açıklamalı Çeviribilim Terimcesi ile Açıklamalı Dilbilim Terimleri, ikisi de Multilingual’den çıkmış basit anlatımlı, yol gösterici, iyi derlenmiş ve zengin kaynaklı sözlükler/ Terimcelerdir.
Eğitim
Açıklamalı Dilbilim Terimleri SözlüğüBerke Vardar · Multilingual · 20079 okunma
Sayfa 86, Alıntı’nın kitabın arka kapağına yazılacak değerde olması...
Puan vermedi·327 syf.··
Beğendi
·
2018 57. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2018 01:07
Kitabın arkasındaki alıntıyı incelememe eklemek istedim. Bukowski’yi bir kez daha sevme nedenim insanlardan bu kadar uzak bir karakterinin, insanları bu kadar iyi tanıdığını kanıtlamasıdır bu kitabında. Sayfa 86’daki ve arka kapaktaki alıntı şöyle: Bir kadın olarak doğmuş olsaydım, kesinlikle orospu olurdum. Erkek olarak doğduğum için sürekli kadınları arzuladım, ne kadar aşağılardaysan o kadar iyidir. Buna rağmen kadınlar- iyi kadınlar- beni hep korkuttu; çünkü onlar ruhunuzu ele geçirmek isterler sonunda, peki o zaman benden ne kalırdı geriye korumak isteyeceğim? Açıkçası fahişeleri, düşmüş kadınları arzu ettim, çünkü ölüdür onlar ve serttirler, sizden hiçbir şey beklemezler. Çekip gittikleri zaman hiçbir şey kaybetmezsiniz. Öte yandan bütün bunaltıcı bedellerine rağmen yumuşak, iyi kadınlara da hasret çektim. İki türlü de kaybettim. Güçlü bir adam her ikisinden de vazgeçerdi. Ben güçlü değildim. Böylece kadınlarla, kadın düşüncesiyle uğraştım durdum.
İlişkiler
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,248 okunma
Reklam