Abstractist

Herşey birtek zâta verildiği takdirde, icad etmek, “mutlak yokluktan çıkarmak” mânâsına gelmez. Birtek zâtın herşeyi icadı, tıpkı camdaki misalî sureti gayet kolaylıkla fotoğraf kâğıdına aksettirerek ona bir haricî vücud vermek gibi, yahut görünmez bir mürekkeple yazılmış bir yazıyı, gizli yazıları ortaya çıkaran bir madde vasıtasıyla görünür hale getirmek gibi, bir ilmî varlığı haricî vücuda çıkarmak mânâsını taşır.
Sayfa 346·Kitabı okudu
Reklam
Aşırı cinsel isteğe sahip olmak hata yaptırır.
Öyle de bu insan-ı ekber olan kâinat dahi mütedâhil ve birbiri içinde bulunan daireler gibi binler âlemleri ihtiva ediyor. Onlarda cereyan eden ahvalin ve hâdiselerin küllî ve cüz'iyeti ve hususiyeti ve azameti cihetiyle medar-ı nazar olur, yani o cüzler, cüz'î ve yakın yerlerde ve küllî ve azametliler küllî ve büyük makamlarda görülür.
Sayfa 340·Kitabı okudu
Vahdetü’l-Vücud anlayışının yanlış ellere geçtiğinde doğurabileceği tehlikelere dikkat çekiyor. Allah’tan başka hiçbir şeyin bağımsız bir varlığı olmadığını öğreten bu tasavvufi yol, doğru anlaşılmazsa, bireyin nefsini yüceltmesine ve hatta kendini bir tür ilah gibi görmesine neden olabilir. Özellikle günümüzde, bencillik ve gururun arttığı bir çağda, böyle bir anlayışın nefis terbiyesi olmayan kişilere aktarılması, onları daha da şımartabilir. Bu nedenle, Vahdetü’l-Vücud gibi derin ve hassas bir öğretinin, doğru kişilerle paylaşılması gerektiği hatırlatılıyor.

Abstractist

@Abstractist
·
Vahdetü'l-vücud meşrebi, mâsiva-yı İlahînin rububiyetini o derece şiddetle reddeder ki mâsivayı inkâr ve ikiliği ref'ediyor. Değil nüfus-u emmarenin belki her bir şeyin müstakil vücudunu görmemek iken, bu zamanda fikr-i tabiatın istilasıyla ve gurur ve enaniyetin nefs-i emmareyi şişirmesiyle ve âhireti ve Hâlık'ı bir derece unutmak cihetiyle bazı nüfus-u emmare küçük birer firavun, âdeta nefsini mabud ittihaz etmek istidadında bulunan insanlara vahdetü'l-vücudu telkin etmek, nefs-i emmareyi "el-iyazü billah" öyle şımartır ki ele avuca sığmaz.
Sayfa 330·Kitabı okudu
Vahdetü'l-vücud meşrebi, mâsiva-yı İlahînin rububiyetini o derece şiddetle reddeder ki mâsivayı inkâr ve ikiliği ref'ediyor. Değil nüfus-u emmarenin belki her bir şeyin müstakil vücudunu görmemek iken, bu zamanda fikr-i tabiatın istilasıyla ve gurur ve enaniyetin nefs-i emmareyi şişirmesiyle ve âhireti ve Hâlık'ı bir derece unutmak cihetiyle bazı nüfus-u emmare küçük birer firavun, âdeta nefsini mabud ittihaz etmek istidadında bulunan insanlara vahdetü'l-vücudu telkin etmek, nefs-i emmareyi "el-iyazü billah" öyle şımartır ki ele avuca sığmaz.
Sayfa 330·Kitabı okudu
Reklam