Vee 2026 nın ilk kitabı..Mumlar Sonuna Kadar Yanar
Roman, 41 yıl boyunca birbirini görmemiş iki eski dostun, görkemli ama hüzünlü bir şatoda akşam yemeği için bir araya gelmesini anlatıyor. Ancak bu sadece bir akşam yemeği değil; bir ömrün mahkemesi. Kitabın büyük bir kısmı tek bir diyalog üzerinden ilerlese de, Márai’nin dili o kadar güçlü ki, odadaki mumların eriyişini bile iliklerinizde hissediyorsunuz
Bu kitabı okurken kendimi o tozlu şatonun bir köşesinde, mum ışığında saklanmış bir gözlemci gibi hissettim. Márai bize şu soruyu sorduruyor: Gerçekten birini tanıdığımızı düşündüğümüzde, aslında kimi tanıyoruz? Onu mu, yoksa zihnimizdeki yansımasını mı?
Kitap boyunca o ağır, melankolik ama bir o kadar da asil hava sizi sarıp sarmalıyor. Okurken kalbimde bir ağırlık hissettim; çünkü bu sadece bir dostluk hikayesi değil, bir devrin kapanışı, bir yaşam tarzının ölümü ve insan kalbinin en büyük gizemi olan Gurur un hikayesi.
Eğer aksiyon değil de duyguların mikroskobik incelemesini seviyorsanız, bu kitap sizin için bir hazine. Kelimeler o kadar özenle seçilmiş ki, her cümle bir mum alevi gibi yavaş yavaş yanıyor ve zihninizde kalıcı izler bırakıyor. Gerçek, çoğu zaman katlanılması en zor olan şeydir, diyor Márai..ve biz okurlar, o gerçeğe mumlar sonuna kadar yanana dek eşlik ediyoruz.Beni çok etkiledi,kesinlikle yıla iyi bi kitapla giriş yaptım
Ayrıca tavsiyem okurken arka planda Chopin dinlemeniz