Onu düşünmekten kendimi alamıyorum, şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken bir şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
Acımdan mı bilmem
Bugün yürüyemedim çok sevdiğim sahili
İçim sıkıldı bak şimdi
ya balıklarımı tutarsa birileri
ya martılarıma taş atarlarsa
hepsinden önemlisi
ya benden önce biri görüp severse seni
o balkonda kırmızı hırkanla..