Bu, çoğu insanın kaçtığı ama zamanla fark etmek zorunda kaldığı bir gerçektir. Kaybettiklerimizin boşluğu zamanla dolmaz; biz o boşluğa nasıl bakacağımızı,onunla nasıl yaşayacağımızı öğreniriz. Bu da bir tür büyümedir, belki de en sessiz ve derin olanı.
Çıkarlar konusunda mantığınız yanılıyor olamaz mı? Öyle ya, belki yalnızca mutluluğu sevmiyordur insan? Belki aynı ölçüde acıyı da seviyordur? Belki acı da mutluluk kadar çıkarınadır?