Thebainin kralı Laios’un çocuğu olmayınca çareyi tanrı Apollon’a gitmekle bulmuş.
Apollon Bir oğlun olacak, ama bu çocuk ileride seni öldürecek kraliçe ile evlenecek ve herkes mutsuz olacak demiş.
Sonra kraliçe bir erkek çocuk dünyaya getirir.
Kral kehanete inanıp bu çocuğu öldürtmek için emir verir Kraliçe ise cellada çocuğu uzak ve tenha bir yere bırakması yönünde ikna etmiş.Daha sonra cellat çocuğu uzak bir yere götürüp ayağından bir ağaca asar.
Çok geçmeden yoldan geçen çobanlar çocuğu kurtarıp başka bir şehrin kralının sarayına bırakırlar.
Bu şehrin kraliçesinin de çocuğu olmadığından bu bebeği alıp büyütmeye karar verir.
Kraliçe, bebeğin ayağı asılı kaldığı ipin etkisi ile incinip şiştiğinden ona Osdipus (ayağı şiş) iadını vermiş.
Çocuk büyür ve evlatlık olduğunu etrafındakilerden öğrenir.
Bunun üzerine Apollon’a giderek haberin doğruluğunu ve gelecekte kendini bekleyen durumu öğrenmek istemiş. Apollon ona babasını öldüreceğini söylemiş.
Bu duruma engel olmak için ülkesinden çok uzaklara kaçan Oedipus yolda giderken çıkan bir çatışma sonucu,öz babası olan Laios’u bilmeden öldürmüş.
Bu dönemde Oedipus, yollardan gelip geçenleri bilmece sorarak sıkıştıran ve doğru yanıtı veremeyenleri de öldüren bir yaratıkla karşılaşmış. Ve aynı bilmece ona da sorulmuş: “Sabahları dört ayağı, öğlen iki ayağı ve akşamları üç ayağı ile yürüyen nedir?”
Oedipus hemen yanıtlamış: “Sabahları, yani hayatın ilk dönemlerinde el ve ayakları üzerinde emekleyen, hayatının öğle vaktinde, büyüyünce iki ayağı üzerinde yürüyen ve hayatının akşam vaktiolan yaşlılığında ayaklarına ekolarak bastonu bir ayak gibi kullanan varlık insandır.
Bu doğru yanıt karşısında, yaratık başkalarına verdiği cezayı kendine vermiş ve ölmüş.
Bu olay çok büyük bir sevinçle kutlanmış. Zekası ile yaratığı yenen Oedipus