Unutmayın, bilinçaltınınız düşüncelerinizin iyi ya da kötü, gerçek ya da yanlış olduğunu kanıtlamaya çalışmaz. Düşüncelerinizin ya da telkinlerinizin doğasına uygun bir şekilde yanıt verir. Örneğin, yanlış olabileceği halde bilinçli olarak bir şeyin doğru olduğunu varsayarsak, bilinçaltınız bunu doğru olarak kabul eder ve ardından gelmesi gereken sonuçları yaratmaya koyulur çünkü siz bilinçli olarak bunun doğru olduğunu varsaymışsınızdır.
Zaman tek bir kelime, ama tek bir şekilde yaşanmıyor işte." Zaman " başka," vakit "başka, "an" başka, " dem" başka, " dehr" başka. Halbuki biz unutuyoruz bu ayrımları. Zamana odaklanmaktan "an" ı yaşamaya fırsat bulamıyoruz ki. Hayatımız ya geleceği planlamakla geçiyor ya geçmişi hatırlamakla. En az yaşadığımız hakikatler, " şu an " ın hakikatidir aslında. Bir kapısı geçmişe, bir kapısı geleceğe açılan " an " ın ismi ise " dem.”İçindeki önceki ve sonraki zamanı olasılıklarını taşıyor. Bu yüzden dervişler tekrar eder durmadan, “dem bu demdir dem bu dem..” Peki ya dehr? Kesintisiz bir şekilde uzayıp giden, dolayısıyla dilim dilim ayrılmayan o sonsuz bütünün adıdır dehr. Kimi alimler der ki: “ İnsanın zamanına ‘zaman’ deriz, Tanrı’nın zamanına ise ‘dehr’.