"Ben" demek egoyla barışmaktır ki insan ne kadar "ben" diyebiliyorsa yaşam içinde o kadar görülür ve fark edilir.
Bencillikle benlik bilincine sahip olmak aynı şey değildir
elbette.
Bencil insan "Ben mantı yemek istiyorum, o halde hep beraber mantıcıya gidiyoruz" der.
Benlik bilincine sahip bir insansa "Ben mantı yemek istiyorum, siz ne yemek istiyorsanız onu yiyin. O zaman mutfağı zengin bir yere gidelim" der.
Ayrıca varlık ve benlik sınırlarını korumak, başkalarını
mutlu etmekten kaçınmak gerektiği anlamına gelmez.
İkisi arasındaki ince çizginin farkında olmak çok önemli...
"Müstakil bir evim olsun ve küçük bir bahçem. Eski bir radyom, bir de kanepem. Kanepede annem. Bahçemde erik ağacım ve yanında kiraz. Kırmızı güllerimin yanında, beyaz papatyalardan da biraz. Minik bir köpek ve sevimli bir kedi. Onların vefası ve toprağın bereketi. Ve çayı beraber yudumlayabileceğim, elimi hiç bırakmayacak bir can yoldaşı. Sonrası can sağlığı ve hayırlısı.”
Unutmayın, bilinçaltınınız düşüncelerinizin iyi ya da kötü, gerçek ya da yanlış olduğunu kanıtlamaya çalışmaz. Düşüncelerinizin ya da telkinlerinizin doğasına uygun bir şekilde yanıt verir. Örneğin, yanlış olabileceği halde bilinçli olarak bir şeyin doğru olduğunu varsayarsak, bilinçaltınız bunu doğru olarak kabul eder ve ardından gelmesi gereken sonuçları yaratmaya koyulur çünkü siz bilinçli olarak bunun doğru olduğunu varsaymışsınızdır.