Benim her derdime deva olacak ilaç Akheron ya da Lut Gölü’nden doldurulmuş küpler taşımak için yapılmış ve uzun, dar, siyah yelkenli gemilere benzeyen vagonlarla taşınan sözüm ona ilaç şişeleri değildir, bir nefes seyreltilmemiş sabah havası benim için yeterlidir. Sabah havası! İnsanlar bunu günün kaynağından içmeyecekse neden birazını şişelere doldurup dükkanlarda satmıyoruz, bu, dünyada sabah saatlerine abone biletlerini kaybedenlerin işine yarar.
5.30 da kalkacak olursam akşam 9.30 da yatmam lazım. 🫠
Beyin çok enteresan bir organ. Bir zamanlar işim yoğun değildi 5-6 saat uyku yeterdi şimdilerde zavallıyı daha çok kullanıyorum çok çalıştıkça çok uyku istiyor...
Ama takdir ediyorum gerçekten o saatte kalkmak büyük bir başarı.
Bir adım atar da titrer yer,
Zamana hükmeder, geçmez seher.
Yol ıslanmaz onun adımında,
Karar bakışta, niyet aklında.
Ne sözle tanınır, ne izle anlatılır,
Gölgesi geçerken duvar yıkılır.
Alkış beklemez, sözden âlâ,
Duruşu yeter, eğilir mâh'a.
Güne yön verir, uymaz kimseye,
Soğuk kırmış kolunda, sessizce.
Zamanı kurar her yeni günde,
Kazanmak değil tek amaç ömürde.
Dünya bir oyun mu? Bilir elbet,
Ama her hamlede yener kendiyle.
Bence bu sözlerle Nietzsche, öğleyi insanın en yüksek potansiyelini, zirvesini simgeleyen bir an olarak işler. Öğle, hem tamamlanmayı hem de kaçınılmaz dönüşü, yani düşüşü simgeler.
"... Sizi özlediğimi söylersem yalan olur, en mutlak ve en acı verici büyü şudur; buradasınız tıpkı benim gibi, hatta benim olduğumdan da fazla; ben neredeysem siz de oradasınız, benim gibi, hatta benden daha fazla varsınız. Şaka değil bu, bazen kendi kendime düşünüyorum da burada olduğunuza göre buradaki beni özleyip hiç sormaz mısınız, "Nerede bu adam? Merano' da olduğunu yazmamış mıydı?" diye."