Hayat, kendini öyle bir gelip senin karşına koyuyor ki, hayallarini, umutlarını, çocukluğundan, gençliğinden beri kurduklarını yutturuveriyor sana. Durduğu yerde ağırlaşmaya başlıyor hayat. Yapış-yapış bir şey gibi. Kanatlarına bulaşıyor, ökseye tutulmuş gibi kalıyor insan. Unutturuyor kendini, sanki bütün gençliğini işıklar içinde geçirten o değilmiş gibi.