Sayıların kutsallığı düşüncesi çok eskidir ve yalnızca Pisagorcularda görülmez. Günümüzde bile eskiden kalma bazı mistik sayılar vardır. Falcılar bile bu sayıların bir kısmını kendi çıkarları için kullanırlar. Sayılara bu şekilde metafizik anlamlar yüklemek, çok eski çağlardan beri yaygın bir inanış olmuştur.
Sonlu sonsuz, tek çift, birlik çoklu k, sağ sol, erkek dişi, durağan haketli, doğ
ru ve eğri çizgi, aydınlık karanlık, hayır şer, kare dikdörtgen gibi zıt şeyler hep kutsaldır.
Zıtlıklar ve uyum matematiği doğurur.
Aristoteles’e (İ.Ö. 384–322) göre Pisagor, sayıların erdemine inanır ve onlara güvenirdi. Plutarkhos’a göre ise Pisagor, Yeryüzü’nün düzgün katı bir altıgen olduğunu söylerdi.
1. sayı, bütün varlıkların değişmez, sonsuz kaynağı ve sarsılmaz ilkesidir.
2. sayı, dişiliği ve doğanın bu dişilikten meydana geldiğini anlatır; yani genel enerjiyi ifade eder. Bu, iki tek arasında dengesiz bir hâldedir.
3. sayı, uyum ve düzenle maddenin kapsadığı üçlü öğeleri temsil eder. Üç boyut, ateş, su ve hava gibidir. Bu sayı hem erkekliği, hem de bütün doğada Tanrısal birliğin mutlak ve zorunlu varlığını gösterir.
Pisagorculara göre tanımadığımız her şeyin bir sayısı vardır. Sayısız hiçbir şey algılanamaz, öğrenilemez. Bu nedenle her şeyin kökeni sayıdır ve ondan daha bilge olan hiçbir şey yoktur.