"Unutma"... "Kendi sesin! İşte en önemli şey bu. Senin sesin! Dünyada hiçbir tarza, hiçbir modaya oturulamayacak kadar senin olan bir üslup. Elin gibi, gözün, bakışın, gülüşün gibi senden bir parça"
Ardımda uzun bir geçmiş olmasının ne hoş bir şey olduğunu keşfettim. Geçmişimi kendime anlatacak zamanım yok ama çoğu zaman, beklenmedik bir anda, şimdiki zamanın derinliğinde berrak bir biçimde görüyorum onu; geçmiş, denizin parıltılarına vuran kayalar ya da kumlar misali şimdiki zamanın rengini, ışığını veriyor. Eskiden kendimi tasarılarla, vaatlerle avuturdum; şimdiyse solmuş günlerin gölgesi heyecanlarımı, zevklerimi dinginleştiriyor.