Türk Kurtuluş savaşı (1919-1922) Anadoludaki varolma mücadelesi İstanbul'daki saray yönetimine rağmen anlatılıyor.
En modern silah/teçhizatla donatılmış olan düşmanlar; İstanbul'da İngilizler, Ege'de yunanlılar, Akdeniz'de İtalyanlar, güneydoğuda fransızlar, doğuda ermeniler ve bunlara destek veren yerli azınlıklar ile saray yönetimi.Buna karşı Atatürk'ün önderliğindeki Ankara hükümeti.
Bu ibretlik mücadele hiçbir zaman hatırlardan çıkarılmamalı, günümüz kojektürüne uyarlamalı ve düşmanlarımızın aynı iştah ve irade ile olası planlarına karşı her zaman hazır ve uyanık olmamız gerektiğini bilincinde olmalıyız.Bunu da ancak ATATÜRK'ÜN izinden giderek başarabiliriz.
Hepimizin içsel zayıflıkları vardır.Tembellik, bilgisizlik, acizlik ve gerçeklerden kaçmak.Biz bunlara kısaca içinizdeki şeytan diyoruz.Bu sucların hepsini yükleyeceğimiz birini () bulmuşuz.Halbuki suçlu biziz.Yazar da buna dikte etmiş.Yani ŞEYTAN yoktur, şeytanın ta kendisi biziz.
Küçük bir çocuğun gözlerinden seyredeceksiniz hayatı. Hatılamaya çalışıp hatirlayamadığınız çocukluğunuzu seyredeceksiniz resmen.Bildiğin zaman makinası...
Hayattaki mevcut tüm karşıtlar burada çarpışmış.Zengin-fakir, cahil-eğitimli, köylü-şehirli, güçlü-güçsüz, çalışkan-tembel.Bunların içinde Yusuf'un yani dürüst, çalışkan ve kuvvetlinin ama fakir.Karşısında zengin ama cahil ve ahlaksız olanların karşısında yenilginin hikayesi dramatik bir şekilde sonuclandığını görüyoruz.
Sahip olunan donanım ne kadar çok artarsa bunun kontrolünün de o kadar zor olduğunu ve bunu kontrol etmenin tek yolunun iyi bir eğitimden geçtiği bir gerçektir.Toplum kültürleri de bu temelin üzerine oturtulmalıdır.
Yaşlı bir adam kendi kabuğuna çekilmesi, dış dünyadan kendimi soyutlaması sonucu içine düştüğü ruhsal bunalımı anlatıyor.Herkesin kendine bir pay çıkaracağı bir kitap.