İçine o kadar çok bilmece-bulmaca ve zekâ oyunu koydum ki, profesörler yüzyıllarca ne demek istediğimi tartışacaklar, insanın ölümsüzlüğü garantilemesinin tek yolu da budur .— James Joyce
Joyce: zekâsını bıçak gibi kullanan, dili eğip büken, okuru rahat bırakmayan soğuk ve keskin bir yazar.
Ulysses, Latincedir. Odysseia’nın Roma’daki adıdır. O yüzden bu kitabı okumakta fayda var o da İlyada'nın devamı okuyamayanlar hikâyenin bütünlüğü için fikir sahibi olunması önemli. Bu kitabı anlamak için destanları okumak şart değil. Bilmek derinlik katar, bilmemek kapıyı kapatmaz. Çünkü roman aslında modern bir Odysseia hikâyesi; eve dönmeye çalışan bir adam . Destansı yolculuğu gündelik hayata indiriyor savaş yok canavar yok ama: zihin var yalnızlık var aldatılma var kimlik arayışı var
“Ulysses” demek: yolculuk yapan adam Joyce’un kitabında: bu yolculuk dışarıda değil insanın kendi içinde.
Kitabın daha başında Stephen Dedalus’la yeniden karşılaşmak insanı doğrudan içine çekiyor. Bu yüzden bu metne klasik bir “inceleme” gibi yaklaşmak eksik kalır; aslında bu kitap için en doğru yaklaşım bir okuma rehberi hazırlamak olur. Çünkü Joyce’u anlamak, doğrudan bu kitapla başlamıyor. Stephen Dedalus’u tanımadan bu metne girmek, daha en başta bir çok şeyi eksik kalmasına neden olur.
Bu yüzden okuma sırası neredeyse kendini dayatıyor: önce Kahraman Stephen ardından Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi ve İrlanda insanını anlamak için Dublinliler ancak ondan sonra bu kitap. Daha olaylar tam başlamadan bile bunu hissediyorsun. Joyce sana bir hikâye anlatmıyor; parçaları birbirine bağlayarak bir bütünlük kuruyor.
Herkes bu kitabı “anlaşılmaz” diye etiketliyor ama mesele anlaşılmaz olması değil. Mesele, ona nasıl yaklaşılacağını kimsenin doğru düzgün anlatmaması. Asıl ihtiyaç olan şey, bu kitabın ne anlattığını değil, nasıl
Kendi zihnini kendi zihninin esaretinden kurtarmak için güldü. S. 208
Biz.
Vicdanın pişmanlığı. Pişmanlığın vicdanı.
Sefalet! Sefalet! S. 237
Size yalan söylenmesini istemiyorsanız soru da sormayacaksınız. S. 258
Sevgi sevgiyi sevmeyi sever. S. 322
Oyunu en iyi kenardan bakanlar görür. S. 357
Bunu ileride de hatırlayın, unutmayın. Son aniden geliverir. S. 405
...garibim, saplanıp kalmışsın çamura bir sopa gibi! Git de hayatı tanı. Dünyayı gör biraz. S. 442
Ulysses