Amo Rise

Amo Rise
İnsan. Merdümgiriz. A F.ing Nihilist letterboxd.com/amorise/films/b... & trakt.tv/users/amorise/h...
Türler arası geçişin sınırları bulanıktır
Kesintisiz bir fosil ağacındaki bireylere birbirinden ayrı isimler koymak, genel bir kural olarak, imkansızlaşır. Eğer tarih boyunca ortalıkta her an sınıflandırmayı yapabilecek bir hayvan bilimci olsaydı, şimdiye kadar hayata gelmiş olan her yaratık, ebeveynleri ve çocukları ile tamı tamına aynı türe dahil olacak şekilde sınıflandırılırdı. Keşke gerçekten elimizde tastamam ve kesintisiz bir fosil yolumuz, evrimsel değişim gerçekleşirken yapılmış sinematik bir kayıt olsaydı. Bunu istiyorum çünkü aslında biraz da, falanca fosilin filanca türe ya da cinse ait olup olmadığına dair tartışıp birbirleriyle hayat boyu kanlı bıçaklı olan hayvan bilimcilerin ve insan bilimcilerin yüzlerinin utançtan kızardığını görmek çok hoşuma giderdi. Beyler (bu tartışmaları bayanlar neden yapmıyor acaba) kelimeleri tartışıyorsunuz, gerçeği değil. Darwin'in de İnsanın Türeyişi kitabında dediği gibi, "Maymunsu bir yaratıktan insanın bugün olduğu yaratığa bilinçsizce yol alan formların oluşturduğu bir dizide 'insan' kelimesinin kullanılması gereken kesin bir nokta belirlemek imkansızdır."
Sayfa 182·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Evrim, eğer tek bir fosil yanlış zaman diliminde ortaya çıksaydı rahatlıkla çürütülebilirdi. Evrim bu sınavı havada karada geçmiştir. Evrime karşı şüpheyle yaklaşan ve bunda haklı olduklarını kanıtlamak isteyenlerin özenle ve sebatla kayaları tırtıklamaları ve umutsuzca anakronistik fosiller bulmaya çalışmaları gerekirdi.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Desene cennetliğiz
"Tatlı sevmek imandandır", "mümin helva gibidir" türünden (ilahiyatçılara göre uydurulmuş) hadislerin şekercilerin dilinden düşmediğini, yine Evliyâ Çelebi'den öğreniyoruz. Hatta, bu sözlerin çerçeveli camlı levhaları, şekerci dükkanlarının çoğunda duvarlarda asılıymış.
Koca Bebekler
Eğer bir hayvanın her tarafı, hayvanın yetişkin hali, bebeğin düzgünce şişirilmiş bir kopyası olacak şekilde aynı hızda büyüyorsa, hayvanın izometrik olarak büyüdüğü söylenir. İzometrik büyüme oldukça nadirdir. Tam tersi olan allometrik büyümede ise farklı yerler farklı hızlarda büyürler. Sıklıkla, hayvanın farklı yerlerinin büyüme hızları birbirleriyle basit bir matematiksel ilişki içerisindedir (ilk kez 1930'larda özellikle Sör Julian Huxley tarafından incelenen bir olgu). Farklı köpek soyları farklı şekillerini, vücudun bölümleri arasındaki allometrik büyüme ilişkilerini değiştiren genler vasıtasıyla elde ederler. Örneğin buldoglar Churchillvari somurtmalarını, burun kemiklerinin yavaş büyümesine olan genetik bir yatkınlıktan alırlar.
Darwin, Mendel'in makalesini okumuş olsaydı...
Darwin'in, Mendel'in kendi sonuçlarını yayınladığı Alman dergisinin bir nüshasına sahip olduğu ama kendisinin ölümünün ardından ilgili sayfaların kesilip açılmamış olarak bulunduğunu söyleyen ısrarcı ama yanlış bir dedikodu var. Bu mem muhtemelen Darwin'in W. O. Focke'nin Die Pflanzen-mischlinge isimli kitabına sahip olmasından kaynaklanıyor. Focke gerçekten de kısaca Mendel'e atıfta bulunmuştur ve bunu yaptığı sayfa Darwin'in nüshasında gerçekten de kesilmemiştir. Ama Focke, Mendel'in çalışmasına herhangi özel bir vurguda bulunmamış ve çalışmaların derin önemini anladığına dair herhangi bir belirti göstermemiştir, dolayısıyla ilgili sayfayı kesmiş olsaydı bile Darwin'in bunu anlayacak olması açık değildir. Zaten Darwin'in Almancası çok iyi değildi. Eğer Darwin Mendel'in makalesini okumuş olsaydı biyoloji tarihi çok farklı yazılırdı. Mendel'in kendisinin bile bulgularının tüm önemini anlamamış olduğu öne sürülebilir. Anlamış olsaydı Darwin'e mektup yazabilirdi. Mendel'in Brno'daki manastırının kütüphanesinde, Mendel'in kendi (Almanca) Türlerin Kökeni Üzerine nüshasını ellerimde tuttum ve kenarlıklarına aldığı notları gördüm, ki bu da kitabı okuduğunun göstergesidir.
Sayfa 35·Kitabı okudu