Zeynep Mart

Zeynep Mart
: Lâlezarî Mehmet Efendi, Ferîd-i Cihân Şükûfesi
Türkçe Öğretmeni
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi
164 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Bilmece
Dünyanın saçmalığı nerede? Bu parıltıda mı, yoksa onun yokluğunu düşünmemde mi? Kafamdaki bunca güneşlere karşın, neden saçmadan, karanlıktan yana gittim? Çevremde herkes şaşıyor buna; ben de şaşıyorum bazen.
Deneme
Reklam

Zeynep Mart

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
112 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2022 21:44
·
2022 21. kitabı
Hilmi Ziya Ülken
0/10 · 4 okunma
Dadeios (?-486) Logos Tripolitikos
Karşımızda üç yönetim biçimi olduğuna ve üçü de -en iyi biçimleriyle demokrasi, oligarşi ve monarşi- sözde mükemmel olduğuna göre, ben monarşinin ötekilerden çok daha üstün olduğunu savunuyorum. Hiçbir şey, herkesten üstün olan tek bir insandan daha iyi olamaz; sağduyu sahibi bir insan mükemmel şekilde kalabalıkları denetimi altına alabilir, böylece düşmanlara karşı alınan kararlar gizli tutulabilir. Oligarşideyse erdemlerini kamu yararı için kullanan sayısız insan arasında genelde bireysel düşmanlıklar doğar; herkes diğerlerine hakim olup kendi görüşlerini kabul ettirmek istediği için aralarında ciddi düşmanlıklar söz konusudur; düşmanlıklar iç savaşlara, iç savaşlar da felaketlere yol açar; felaketlerden de monarşiye geçilir, monarşinin en iyi yönetim biçimi olduğu böylece kanıtlanmıştır.
Tarih
Kökenlerin Yüceltilmesi ve Rekabetçi Ahlak
Polis dünyasında aristokratlar sınıfı ("en iyi" anlamına gelen aristostan türemiştir) dardır, ama kapalı değildir ve hukuki nitelikte kurallar yerine yaşam tarzı ve tabii ki zenginlik temelinde tanımlanır. Kökenlerini yüceltmek için kendilerini Yunan dünyasının efsanevi geçmişinin kahramanlarıyla, hatta tanrılarla bağdaştırmak, aristokratlara özgü bir özelliktir.
Sayfa 72 - ALFA·Kitabı okudu
Tarih
Arkaik Yunanistan'da Tiranlık
tyrannos, "bey" anlamına gelen Doğu kökenli "seran" kelimesinin Yunancaya aktarımından başka bir şey değildir. Tiranlar elverişli şartlardan yararlanarak rakiplerinden kurtulan ve bir despot rejimi kuran soylulardır (genelde kendi grupları içerisinde dışlanmış kişilerdir). Tiranlar yetkilerini kullanırken az sayıda aile üyesine ve dostlarına güvenirler; anayasaya ilgi duymazlar; kendilerinden önceki yönetim yapılarını (devlet makamları, konseyler, meclis) ortadan kaldırmazlarsa da, güvenilir adamları yoluyla uygun şekilde normalleştirdikten sonra onlardan yararlanmaya çalışırlar. İktidarlarının gösterişli yönlerine büyük özen gösterirler: Kamusal eserler ve kültür hamiliği, tiranların kleosunu, yani şöhretini mümkün olduğu kadar yayma amacı taşır. Kendilerinden beklendiği üzere, neredeyse daima demagojik bir eğilim gösterirler ve doğası itibarıyla istikrarsız olan güçlerini pekiştirmek amacıyla toplumun en yoksul üyelerini kayırırlar.
Sayfa 69 - ALFA·Kitabı okudu
Tarih