maraş bağlarında salkım salkım üzüm var
ey gözü kanlı zalim sana bir çift sözüm var
şahan gibi hür geldik hür gideriz bu dünyadan
hürriyetten geçmeyiz geçsek bile yârdan
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Elbette ben seni düşünüyorum. Çünkü uzak düştüğüm tek yer senin evindir."
Ne güzel bir söz. Tam da Selma Karami'yi, onu ve onun acıklı hikayesini ifade etmiş. "Kırık Kanatlar" genç bir kadının değiştiremeyeceği yazgısını sunuyor bize. Daha yaşarken ömrünün nihayetini görmüş biri Selma Karami. Ne acı, ne kadar da incitici. İlk defa bir kitapta ağlamış olmalıyım. Okurken sayfaya damlayan gözyaşlarım çok dramatikti. Kendimi acıklı bir filmin baş kahramanı gibi hissettim. Halil Cibran'ın insan ruhuna dair anlattıkları ilmek ilmek işlenir okuyucunun kalbine. Bu konuda çok başarılıdır. Kırık Kanatlar'da öyle tabi. Okunması gereken bir Cibran kitabı daha.
Kuş, yavruları onun tutsaklığını miras olarak almasınlar diye yuvasını kafeste yapmaz ... Selma Karami mutsuzluğun kölesiydi ve Tanrı onun bu hayatı bir başka tutsakla paylaşmasını istemiyordu. Vadilerdeki çiçekler güneşin şefkatinden ve doğanın tutkusundan doğarlar. İnsanların çocukları da sevgi ve şefkatten doğar, oysa Ras Beyrut'ta denizin kenarındaki o görkemli evde, Selma Karami hiç sevgi görmedi, şefkati hiç hissetmedi.