Anne Kadın

Anne Kadın
Küçük Prensimin Annesiyim 🩵 “Kendi hikayemin kahramanı.”️️ “Yıldızları kovalayan bir düş avcısıyım.”️
Fakat hatıralar, geç­mişte gördüğümüz gölge varlıklardan baş­ka bir şey getirmezler gözlerimizin önüne. Ve geçmişte işittiğimiz seslerin uzak yan­kılarından başka sesler getirmezler kulak­larımıza..
Reklam
Puan vermedi·220 syf.··
Beğendi
·
2025 80. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 03:01
Deniz Dülgeroğlu'nun "Merdiven Altı Terapi" kitabını bitirdiğimden beri zihnimde yankılanan tek bir his var: Bütün o dağınık, saklı ve kabul etmekten çekindiğimiz insani hallerimizin dürüstçe yüzümüze vurulması. Bu kitap benim için sadece okunan bir metin değil, bir tür hesaplaşma seansıydı. Kitabın kapağındaki o büyük sinek, belki de sürekli görmezden gelmeye çalıştığımız, ama aslında bizi sürekli rahatsız eden o "içsel vızıltı"nın metaforuydu. ​Bu eser, adının hakkını vererek, terapi koltuklarında veya kişisel gelişim kitaplarında bulamayacağımız o 'merdiven altı' gerçekliklere odaklanıyor. Yazar, modern insanın yalnızlığını, takıntılarını, sosyal maskelerini ve belki de en önemlisi, kendimizle kurduğumuz o karmaşık, çoğu zaman toksik ilişkiyi ele alıyor. Bunu yaparken kullandığı dil ise hayranlık verici. Dülgeroğlu'nun üslubu o kadar keskin, iğneleyici ve aynı zamanda samimi ki, satırların arasında kendi iç sesimi, kendi absürt durumlarımı yakalarken buldum. Etkileyiciliği de buradan kaynaklanıyor; okurken sürekli durup "Evet, tam olarak bu!" ya da "Bunu benden başka hisseden de varmış!" dediğimi hatırlıyorum. ​Kitabın en çarpıcı yönü, okura ayna tutma cesareti. Bazen bir arkadaşınızın size söylemekten çekindiği, yüzleşmekten kaçındığınız tüm o küçük 'ayıpları', yazar büyük bir ustalıkla ve mizahi bir dille önünüze seriyor. Bu, düşündürdüğü kadar güldüren, hatta yer yer "bu benim" diyerek hafif bir utançla karışık rahatlama hissi veren bir okuma deneyimiydi. ​"Merdiven Altı Terapi", kendini sürekli sorgulayanlara, modern hayatın getirdiği anlamsızlıklar içinde boğulanlara ve bilindik kişisel gelişim reçetelerinden sıkılmış olanlara ilaç gibi gelecek bir kitap. Eğer siz de kendinizi başkalarının yanında kaybolmuş hissediyor, kendi tuhaflıklarınızla barışmak
Merdiven Altı TerapiDeniz Dülgeroğlu · Literatür Hayat Yayınları · 20241,215 okunma

Anne Kadın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·220 syf.··
Beğendi
·
38 günde okudu
·
2025 80. kitabı
Deniz Dülgeroğlu
8.6/10 · 1.215 okunma
Çok insan, bir başkasını yeterince seviyordur. Ama gereğince sevmek, işte bu az sayıda kişinin harcı olan bir şey. Annenin çocuğuna, kayınvalidenin gelinine, aşığın maşuğa, kardeşin kardeşe; herhangi bir insanın başka bir insana sevgisinde genel psikolojisindeki olumsuz şeyler de devreye girer muhakkak. Sevgi, sanıldığı gibi saf, katışıksız değildir. Aksi halde, bir çocuğa ömrü boyunca en çok zarar verenin, onu yeryüzü üzerinde en çok sevenlerle aynı kişiler olmasını açıklayamazdık. "Biz kızlarımızı çok severiz," "Biz gelinlerimizi çok severiz," gibi vurgulu sevgi sözcüklerinin ardına saklanarak baskı ve zulüm uygulamak, ayrımcılık yapmak, hayli yaygın bir yöntem. Bu tür sevgi iddiaları, iddiada bulunanın yaptığı kötülüğü kendisine karşı da örtbas etmesine olanak tanıyor. Halbuki birbirimize borçlu olduğumuz şey, sevgi değil, saygıdır. Anne-babanın çocuğa sevgisi hariç, dünya üzerinde hiç kimse hiç kimseyi sevmek zorunda değil. Sevgi iddiası, saygı göstermemenin bir yolu bazen; ve çocuğun bu saygıya herkesten çok ihtiyacı var..
Kendime Not:
başkalarına zarar vermekten korkan herkes sevilmeyi hak eder. Ben seni çok seviyorum mesela. Kusurların olmadığı için değil, kusurlarının senin bir parçan olduğunu anlayabildiğim için. O yüzden sen de insanları severken bunu düşün, olur mu? Biri seni kusurlarınla sevdiyse, sen de onu kusurlarıyla sev. Zaten sevgi bu demek. Kendindeki sevebilme becerisini görmek, içinde sevginin büyüdüğünü hissetmek harika bir şey. Ama eğer biri sana sen olduğun için kızıyorsa, bağırıyorsa, sana saygı duymuyorsa, oradan hemen git. Kimsenin kötü muamelesini kabul etmek zorunda değilsin. O kişiye âşık da olsan, o kişi okulunun müdürü, işinin patronu, hatta ülkenin kralı bile olsa git. Kendi kendine olmak, seni aşağı çeken bir insanla olmaktan çok daha kolay..