Libranabooks2

Libranabooks2
Küçük Prensimin Annesiyim 🩵 “Kendi hikayemin kahramanı.”️️ “Yıldızları kovalayan bir düş avcısıyım.”️
Aslan, Hıristiyan ikonografyasında lncil yazarı Markos'u, Batıni lslam'da ise Hazreti Ali'yi temsil eder. Hititlerde aslan betimi Mısır etkisi taşıyan sfenksler kadar, kent kapılarını ko­ruyan Tanrı betimi olarak da kullanılmış, ayrıca sütun kaidesi halinde veya tapınma kültünün bir parçası olarak betimlenmiş görünüyor. Göllüdağ'da bulunan Hitit aslanları bunun güzel örneklerinden biridir.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kapadokya'da ilk yerleşim on bin yıl önce Holosen Çağı'yla birlikte başladı ve ilk köyler bu dö­nemde ortaya çıktı. Holosen Çağı'nda hay­vanlar evcilleştirildi, tarım başladı. Bu çağda obsidi­yen malzemesi yalnızca iş­lenmekle kalmıyor, ticaret amacıyla Ürdün'e bile ih­raç ediliyordu. Obsidiyen kültürünün en önemli ve eşsiz örneği Aksaray'ın Kı­zılkaya köyü yakınlarında­ ki Aşıklı Höyük'tür; burada deri işlemede ve avcılıkta obsidiyenden yapılmış araçların kullanımı görülmektesir. Ölülerin anne karnındaki cenin pozisyonunda gömüldüğü Aşıklı kültürü, yerleşik yaşam göstergeleri bakı­mından çok önemli bir merkezdir.

Libranabooks2

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2026 22. kitabı
Pınar Kür
8.3/10 · 11,6bin okunma
Oysa iki yıl sonra yeniden karşılaştığımızda onun tek tek kişilerin değil de toplumun, içine doğduğu ekonomik ve toplumsal koşulların kurbanı olduğunu bilmiyor muydum? Biliyordum elbet. Kendisine anlatmağa bile çalıştım bunu. Bilmediğim şey 'toplum'un biz olduğumuzdu. O sıra hâlâ soyut bir kavramdı benim için; ya da, kendimi de, çevremizi de, hattâ Melek'i de toplumdan soyutlamıştım. İşte onun için bir zorbayı öldürmekle onu kurtarabileceğime inandım herhalde. O tek zorbayı tüm zorbaların, hattâ zorbalığın simgesi olarak gördüm de ondan, değil mi? Gerçeklerle değil de simgelerle uğraştığım için (Melek de bir simgeydi çünkü eninde sonunda), bir simgeyi ortadan kaldırmağa çalıştığım için yanıldım ve Melek hepsinden çok benim, kurtarmasını bilmeyen bir kurtarıcının, bir simgesel düşüncenin kurbanı oldu.. Ama sonra bunlar, çok daha sonra.. O ilk yazın ilk günlerinde, ben daha ağaç tepelerinden seyrederken onu, nasıl da uzaktık ölümden. Daha yaşamağa bile başlamamıştık doğru dürüst. Ya da ben başlamamıştım.
Tanrım kimseyi elden ayaktan düşürmesin gövdesi kötüledikçe ruhu da mı kötülüyo ne insanın