Gelgelelim, "gençlik yanılgılarıdır olur böyle şeyler" diyerek hoşgörebileceğimiz yaşı çoktan geçmiş, nerdeyse kırkına gelmiş bir adam, hâlâ ırkçıysa, hâlâ faşiste; liberal ekonomiyi sömürüp, dalavereyle muazzam servetler yığıyorsa; her gün yalan söylemeyi hakkı sayıyor ve her gün ağız değiştiriyorsa; hâlâ köktendinci bir yobazsa; 1400 yıl önceki yaşam biçimini özlüyorsa; kendi dininden ve soyundan olmayanları kıtır kıtır kesmeye hazırsa; asıl amacı demokrasiden işine geldiği kadarı yararlanıp, sonra demokrasiyi ortadan kaldırmaksa; bizler demokrasi adına böyle bir adama neden hoşgörü gösterelim?
Yalnızlığa öyle alışmıştım ki bir başkasının ilgisini ancak bir tehdit olarak algılayabiliyordum. Yabani bir hayvanın insan karşısında tedirginliğine benzeyen bir duyguydu bu.
"Ben böyleyim işte! "dedi.
"Ben garip bir kadınım.. Benimle ahbaplık etmek isterseniz, birçok şeylere tahammüle mecbur kalacaksınız... Çok manasız kaprislerim, birbirine uymaz saatlerim vardır... Hülasa arkadaş olduğum kimseler için pek müziç* ve anlaşılmaz bir mahlukum..