Arda Çolakoğlu

Arda Çolakoğlu
@Arda4534
Koyup tesbîh-i mercânı seni kim dinler ey vâ'iz Mufassal kıssa başlarsın garîb efsâne söylersin -Bâkî
Öğrenci
Boğaziçi Üniversitesi/ Türk Dili ve Edebiyatı (Lisans), Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı (Yüksek lisans-devam ediyor)
Ankara
Kars, 19 Nisan
296 okur puanı
Mart 2016 tarihinde katıldı

Arda Çolakoğlu

, bir kitap okudu
8/10
·520 syf.·
24 günde okudu
·
2020 12. kitabı
Şevket Süreyya Aydemir
9.4/10 · 2.107 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Arda Çolakoğlu

, bir kitap okudu
10/10
·362 syf.·
51 günde okudu
·
2020 11. kitabı
Fuzuli
9.2/10 · 2.442 okunma
TKP'NİN KURDURULMASI
Mustafa Kemal, bu tertibin gerekçesini, ayrıca yayınladığı diğer şifreli genelgede şöyle açıklamaktadır: "Gayet aceledir: Şifre: 638 Ankara 31 Teşrinievvel 1337 Garp Cephesi Kumandanı Ali Fuat Paşa Hazretlerine; Komünizmin memleketimizde değil, Rusya'da bile henüz tatbik kabiliyeti hakkında sarih kanaatler hâsıl olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla beraber dahilden ve hariçten muhtelif maksatlarla bu cereyanın memleketimiz dahiline girmekte olduğu ve buna karşı makûl tedbir alınmadığı takdirde, milletin pek ziyade muhtaç olduğu birlik ve sükûnu bozacak hallerin meydana gelmesi imkân dahilinde görülmüştür. En makûl ve tabiî tedbir olarak, aklı başında arkadaşlardan, hükümetin malûmatı dahilinde bir Türkiye Komünist Fırkası teşkil ettirmek olduğu düşünüldü. Bu takdirde, memlekette bu fikirle ilgili bütün cereyanları bir mütehassalaya ircâ etmek mümkün olabilir. Heyeti müteşebbisesi ve 30 kişiden mürekkep bir merkezî umumî meyanında seçkin arkadaşlarımızdan Fevzi, Ali Fuat ve Kâzım Paşalarla Refet ve İsmet Beylerin de gizli olarak dahil bulunmasını muvafık gördüm. Bu sayede, bu memleketi tutan ve millî maksadımızın kahramanı bulunan arkadaşlarımız bu teşkilâtın içinde olacaklar ve onların malûmat ve teşebbüsleri, bütün teşebbüslerin cereyanı üstünde âmil olacaktır. Kâtibi Umumî ilân edilen eski Dahiliye Vekili Hakkı Behiç Bey tarafından yazılan ilk mektubu şifre ve tahrirat olarak arkadaşlara takdim ettim. "Sosyalizm ve komünizm prensiplerinden hangileri ve ne dereceye kadar kabili tatbik ve hâzım ve kabul görüleceği Türkiye Komünist Partisinin propagandasına karşılık, milletin fikrî tezahüratı zamanla anlaşılacaktır. Ordunun her vakitten ziyade büyük bir inzibat ile kumandanlarının eli altında bulunmasına son derece dikkat ve ehemmiyet atfolunmalıdır. Komünizm cereyanı
Sayfa 337 - Remzi·Kitabı okudu
Tarih
İHTİLÂL-İNKILAP
Mustafa Kemal, Meclisin önüne bir ihtilâlci olarak ve bir ihtilâl nutkuyla çıkmamıştır. Bu nutuktaki görüş ölçülerinin hepsi, hukuk ve mantıktan kuvvet almaktadırlar. Ortaya konulan sistem, millî iradeyi, milletin varlığına hâkim kılmaktır. Milletin bütün kuvvetlerini teşkilâtlandırmaktır. Meşruluğu, yasama gücünü ve kanunları temel saymaktır. Bu ise ihtilâl demek değildir. Bu sistemde, uzun süreli bir inkılâbın tohumlarıyla ilkeleri vardır. Fakat ihtilâlin asla... Çünkü ihtilâl, cebir ve zor yoluyla anî bir ayaklanıştır. Ya azınlığın çoğunluğa ya çoğunluğun azınlığa karşı öyle anî bir vuruşla, öyle sorumsuz bir hâkimiyet kurmasıdır ki, bu olay, toplumun yapısında sosyal veya ekonomik bir değişiklik meydana getirmeden siyasî bir iktidar değişikliği şeklinde kalır. Şu halde ihtilâl, kısa süreli ve geçicidir. Zaten ihtilâl, uzun süreli bir gelişmeye ve toplumun yapısında yalnız siyasî bir idare değişikliğine değil, sosyal ve ekonomik temel değişmelere de geçerse, o zaman bu bir inkılâba çevrilmiş demektir. İhtilâl biter ve inkılâp, toplum yapısında, bazen yıllarca, on yıllarca işleyerek temel değişmelere girişir.
Sayfa 259 - Remzi·Kitabı okudu
Tarih
NUTUK'UN ANLATTIKLARI-2
1927 Büyük Nutuk'unda bütün bunları kısa, fakat kesin cümlelerle söyledikten sonra Mustafa Kemal, kendi inandığı ve savunduğu siyasî ilkeyi şu suretle belirtir: "— Bizim açık ve uygulama imkânı gördüğümüz siyasî meslek, millî siyasettir. Dünyanın bugünkü genel şartları ve asırların dimağlarda ve karakterlerde temerküz ettirdiği(topladığı, biriktirdiği) hakikatler karşısında hayalperest olmak kadar büyük hata olamaz. Tarihin söylediği budur. İlmin, aklın, mantığın ifadesi böyledir. "Milletimizin güçlü, mutlu ve devamlı yaşayabilmesi için, devletin tamamen millî bir siyaset takibetmesi ve ona dayanması lâzımdır. "Millî siyaset dediğimiz zaman, kastettiğim mânâ şudur: Kendi millî sınırlarımız içinde, her şeyden önce kendi gücümüze, kuvvetimize dayanarak varlığını muhafaza etmek suretiyle, millet ve memleketin hakikî saadet ve kalkınmasına çalışmak. Gelişigüzel uzun emeller peşinde milleti meşgul etmemek ve zarara sokmamak. Medenî cihandan, medenî ve insanî muamele ve karşılıklı dostluk beklemek..." 24 Nisan 1920'de ilk nutkunu verirken inandığı gerçeğin ne olduğunu da Mustafa Kemal, 1927 Büyük Nutuk'unda şöyle açıklar: "— Hakikat, Osmanlı saltanatının ve hilâfetinin yıkılmış ve kalkmış olduğunu düşünerek, yeni esaslara dayanan, yeni bir devlet kurmaktan ibaretti. Fakat vaziyeti olduğu gibi söylemek, maksadın büsbütün kaybolmasını mucip olabilirdi. Çünkü genel fikir ve eğilimler, Padişahın henüz mazur mevkiinde bulunduğu merkezindeydi. Hattâ Mecliste, ilk anda hilâfet ve saltanat makamı ile bağlantı kurmak ve aramak cereyanı baş göstermiştir."
Sayfa 261 - Remzi·Kitabı okudu
Tarih