Krzysztof Kieslowski
Artık hiç var olmayacak birinin yokluğuna alışmaya çalışmak…
Sıkıyönetim altındaki Polonya’da geçen bir film. Derin bir yas anlatısı sunar izleyicilere. Kocasının ölümünden sonra onu büyük bir tutkuyla sevdiğini anlayan Ula, içindeki özlem isteğini gidermeye çalışan, her yerde kocasını arayan, kendisini umarsızca tatmin etmeye çalışan Polonyalı bir kadındır. Ula kocası Antek’in yerine oğlunu koyar fakat yine de onu hissedemez. Sıkıyönetim altında yaşayan insanların hayatını anlatan filmde, herkes bir amacın peşinde sürükleniyormuş gibi görünse de aslında kimse neyin peşinde olduğunun bilincinde değildir.
nasıl oldu da bir kurttan pis bir köpeğe dönüştüm,
belki de burnum rüzgarın karanlık temasını yitirdi,
belki de artık ulumalarım gökyüzüne ulaşmıyordu,
şiddetli bir alev bile değil ufacık bir korku ensemde gürledi,
belki kimsenin artık bana bu tasmayı takmasına gerek kalmamıştı,
ve köpek gibi yalvarmak için yerlerde sürünmüştüm.
yerlerde sürünenleri bile seven,
ve bir solucanın soluk kanında bile onur yaratan tanrım,
sessiz bir haykırış için ağzımı açmama yardım et,
ve ağlasam bile özgürce yürümemi söyle bana..
Bir kaybın ardından asla bir ikame bulamayız. Boşluğu ne doldurursa doldursun, hatta tamamen doldurulsa bile, yine de o başka bir şey olarak kalır. Ve aslında olması gereken
de budur, vazgeçmek istemediğimiz sevgiyi sürdürmenin tek yolu budur.
Bir yerden ve bir düşünceden uzun süre orada kalarak kaçmak..
Freud'un bu probleme cevabı: yineleme saplantısı.
Freud kendisine gelen travmatik hastalarda gözlemler ki; bu hastalar rüyalarında ve
düşüncelerinde durmadan yaşadıkları travmayı düşünüp, o travmayı kafalarında yeniden canlandırmaktadırlar.
Peki insan neden kendine bu kadar acı veren olay hakkında ısrarla düşünmek ister?
Bu saplantılı anlayışı anlamlandırmaya çalışan Freud anlar ki; bu hastaların asıl amacı o travmanın olduğu yere gidip o travmayı çözmek istemeleridir. Bundan dolayı kendilerini durmadan o travmayı hatırlatan veya andıran durumlara maruz bırakırlar. Çünkü bilirler ki bir travmayı atlatmanın yolu, o travmayı oluşturan koşulları yeniden yaratıp, daha sonra kendi davranışlarını değiştirip travmanın sonucuna etki etmektir.
Elbette bunun yıkıcı bir yanı da vardır…