Bize barışı getireceği vaadiyle daha fazla savaş gemisine ve silaha yapılan bunca harcamanın varacağı nokta, 'huzurlu insan, en iyi silahlanandır' savının sergilediği saçmalıktan başka bir yer değildir.
Pek çok insan hayata bakar, ama onu yaşamaz. Onların gördükleri hayatın kendisi değil, sadece gölgesidir. Hem zaten onlara hayatın, insanı kendi suretinden yaratan beceriksiz bir Tanrı'nın üzerlerine musallat ettiği bir lanet oldugu öğretilmemiş midir? Bu yüzden çoğu insan, hayatı öteki dünyadaki cennete doğru giden bir nevi basamak olarak görür.
"Kuşkusuz devletin mahkemesi bu tip olayları benden daha sert değerlendiriyor; onun görevi genel ahlak kurallarını ve gelenekleri acımasızca korumaktır; bu da onun insanları affetmesini değil, yargılamasını gerektiriyor. Kaldı ki resmi kimliği olmayan ben, neden bir savcının rolünü üstleneyim ki. Ben savunmayı tercih ediyorum. İnsanları yargılamaktan değil, anlamaya çalışmaktan mutluluk duyuyorum."