Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gazete yığınlarını işaret ederek
“Hangisine inanacağız?” diye sormuştum.
Bana şöyle yanıt vermişti:
“Hiçbiri sana bütün gerçeği aktarmaz, ama her biri sana kendi gerçeğini yansıtır.”
Bir gün bir savcı:
Anadolu’da toprakla kadının, sanki sahibi belli değilmiş gibi, kavgalar hep bunların etrafında çıkar. Bu bizim henüz yerleşememiş olmamızdan gelir, demişti.
“Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?”
“Zaten işkence nedir? irademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça, işkence sadece fizyoloji meselesidir. Etlerimiz, sinirlerimiz dayanabilecekleri kadar dayanır. Sonra, tabiat ne derse o olur. Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir.”