Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı
Sesin fotoğrafı. Boşluğun fotoğrafı.
Parmak uçlarındaki karıncanın
Ruhtaki üşümenin...
Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.
Onu,sevebileceğinin en yücesi ile sevdin.
Titreme daha fazla kalbim.
Bağışla kendini artık onu da
Bırak gitsin.
Bırak gitsin.
O senin ezel gününden kaderin
Sen onu nasılsa bin kere daha
Seveceksin.
"Haydarpaşa garında
1941 baharında,
Saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
Yorgunluk ve telaş.
Bir adam merdivenlerde duruyor,bir şeyler düşünerek,
Zayıf ve korkak."
Sonra aramıza şehirler girecek,
Hiç karşılaşmayacağız.
Tesadüfler bile,
Bir araya getiremeyecek.
Sonra belki birimiz öleceğiz,diğerimiz hiç
Bilmeyecek.