Abdurrahim Zararsız

Üç Başı Mamur Bir Ankara Romanı: Ankara! Mon Amour
Puan vermedi·167 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:26
Bu yazıya kadar, hakkında yazdığım kitaplar, özellikle de romanlar, hep gelip beni bulmuşlardı. Karşıma çıkmakla kalmayıp bir şekilde beni etkileyen bu kitaplar henüz bitmeden, zihnimde tahlil cümleleri dolaşıma giriverir, haliyle de dayanamayıp o eserler hakkındaki analizlerimi satırlara dökmek zorunda kalırdım. Dergimizin bu sayıdaki ana temasının ‘Ankara’da Edebiyat’ olacağı kararlaştırıldığında bir kere daha bana kitap analizi düştü. Böylece ilk defa bir roman hakkında yazmak için bizzat arayış içine girmiş oldum. Elbette Ankara’mız, edebiyat dünyamızda hatırı sayılır bir alan işgal ediyor ancak roman söz konusu olduğunda bu alan bir hayli daralıyor. Konusu bütünüyle ya da büyük oranda Ankara olan roman sayısı ne yazık ki bir elin parmaklarını geçmiyor. Ankara ile alakalı roman söz konusu olduğunda, edebiyata ilgisi biraz yoğun olan birçok kimsenin olduğu gibi benim de aklıma ilk gelen Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ‘Ankara’sı oldu. Lakin bu roman, hakkında ziyadesiyle yazılan, birçok analize konu olan eserlerden biriydi. Ayrıca, İbrahim Eryiğit Hocamız, bu sayı için hazırladığı ve önceden vâkıf olduğum hayli zengin içerikli yazısında, söz konusu kitapla ilgili de kısa ama tatmin edici bilgilere yer veriyordu. Ve ilk seçenek böylece elendi. Bir de ‘Yaşanmayanların Romanı’ vardı tabii. Muhammed Ali Koçak ile tanışmama ve dergimizin yazarlarından biri olmasına vesile olan bu roman hem neredeyse bütünüyle Ankara’da geçiyor hem de Ankara’nın kadim tarihine dair birçok bilgi içeriyordu. Lakin onun hakkında da yakın zamanda web sayfamız ve e-dergimizde bir analiz yayınlamıştım. Araştırmamı sürdürürken nihayet istediğim özelliklere sahip romanı yakaladım. Hem adı hem de hikâyesi Ankaralıydı. Başta da ifade etmeye çalıştığım gibi bu sefer kitabı ben arayıp bulmuştum;
Ankara, Mon Amour!Şükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20221,639 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Cin Aynasından Yansımayanlar
Puan vermedi·292 syf.··
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 12:27
Kendisini ekranda ilk gördüğümde, bu adam bozkırda kavrulmuş tipik bir Orta Anadolu insanı demekten kendimi alamamıştım. Sadece ten rengi değil simasındaki tüm izlerdi bu çağrışımı yapan. İyi biliyordum ki, Anadolu insanını iklim şartlarından daha çok hayat şartları kavurur. İlk yakınlık hissi böyle doğmuştu bende. Diğer yandan, yaşlarımızın yakınlığına görece itirazlar gelebilir ancak doğup büyüdüğümüz coğrafyaların yakınlığı herkesçe daha kabul edilebilir kıstaslara sahipti. Sınır komşusu illerde yaklaşık on iki yıl arayla dünyaya gelmişiz. Neticede bu yakınlıklar yaşadığımız acı tatlı olayların benzer olabileceği şeklindeki düşüncemi pekiştirdi. Onun hakkında edindiğim intibaın kaynağı sadece bunlar değil tabi, bir de eserleri var. Anıları, hikâyeleri, o kadar tanıdık, senaryoları, canlandırdığı karakterler o kadar gerçekçi ki… Kimden mi bahsediyorum? O bir doktor, o bir yazar, o bir sinema oyuncusu, o bir senarist. Ercan Kesal, 1959 Nevşehir Avanos doğumlu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1984 yılında mezun olmuş. Ankara, Keskin ve Bala ve köylerinde uzun yıllar sağlık ocağı hekimliği yapmış. Bir dönem uygulamalı psikoloji ve sosyal antropoloji eğitimleri almış. İlk şiir ve yazıları İzmir menşeli Dönem dergisinde yayımlanmış. Son Reçete dergisinde söyleşileri ve yazıları ile yer almış. 1990 yılından sonra geldiği İstanbul’da Era Yayınları’nın kurucularından olmuş. Radikal ve Bir Gün gazetelerinde hikâyeleri ve denemeleri yayımlanmış. Yazarın yazımıza konu olanın Cin Aynası isimli anlatısının yanı sıra Peri Gazozu, Nasipse Adayız ve Evvel Zaman İçinde adlı kitapları da var. “Uzak” filmindeki rolüyle başlayan sinema serüvenini, daha birçok filmde oyuncu ve senarist olarak sürdürmüş ve halen devam ediyor. Oynadığı dizi ve filmlerde kendisini çoğunlukla mafya babası
1000Kitap
Cin AynasıErcan Kesal · İletişim Yayıncılık · 2016673 okunma
Okuma Listenizdeyse Çıkarabilirsiniz.
Puan vermedi·194 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 11:31
Yazarın beş kitabını okudum. 'Yaban' ile 'Ankara' yı kesinlikle tavsiye ederim. 'Kiralık Konak' ile 'Sodom ve Gomore' den birini okusanız yeter. Konuları benzer çünkü. 'Nur Baba' ya gelince; bu romanı okumayan bir şey kaybetmiş sayılmaz. Okuyana ve topluma katacağı hiç bir şey yok.
Edebiyat
Nur BabaYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20181,435 okunma
Puan vermedi·252 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 10:40
Ankara, Yakup Kadri’nin edebî hayatında olduğu kadar, Türk roman tarihinde de özel bir yere sahip. Bugün hâlâ okunmasının nedeni, anlattığı meselelerin güncelliğini koruması. Yakup Kadri, bu romanda da edebiyatı bir düşünce alanı olarak kullanmış. Hatta Ankara romanı, yazarın edebî hayatındaki ideolojik roman anlayışının en belirgin örneklerinden biridir diyebilirim. Roman, yalnızca yazıldığı dönemi değil; Cumhuriyet’in ilerleyen yıllarını da anlamaya yardımcı olan güçlü bir metin. Yakup Kadri, Cumhuriyet ideallerinin günlük hayatta nasıl aşındığını, insanların bu idealleri nasıl araç haline getirildiğini açıkça gösteriyor. Cumhuriyet’i kendi menfaatleri doğrultusunda yorumlayan yeni zümreyi kıyasıya eleştiriyor. Halk ile bu çıkarcı kesim arasında açılan derin uçurum gözler önüne seriyor. Bu değişimin, yazarın kendi iç hesaplaşmasının da bir yansıması olduğu anlaşılıyor. Yakup Kadri, Cumhuriyet’e olan inancını tamamen kaybetmese de bu inancını sorgulayan, eleştiren bir noktaya taşımış. Ankara bu yönüyle hem bir umut metni hem de bir yüzleşme romanıdır. Ayrıca bu roman, modern Türkiye’nin edebiyat yoluyla yapılan en kapsamlı analizlerinden biri olabilir. Cumhuriyet ideolojisi, beden (Öz’den ziyade kabuk) politikaları, mekân kurgusu ve bireysel hayal kırıklıkları bu romanda iç içe geçmiş. Romanda, erken Cumhuriyet döneminin zihniyet dünyasının, umutlarının ve çelişkilerinin bütün açıklığıyla ortaya serilişindeki üslup, Yakup Kadri’nin ne kadar derin bir gözlemci olduğu yönündeki kanaatimi pekiştirdi. Toplumun, bireyin ve devletin aynı çerçevede ele alındığı ve hikâyedeki karakterler üzerinden topluma uzanan bu anlatı, Türk edebiyatında modernleşme sürecine farklı bir gözle bakmak isteyen okurlar için temel eserlerden biri olma özelliğini taşıyor.
Edebiyat
AnkaraYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20184,717 okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2025 82. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 10:29
Şadiye Osmanoğlu'nun şahsi anıları babası ile birlikte olanlardan daha fazla yer tutmuş kitapta. Özellikle sürgün sonrası, Avrupa ve Amerika Kıtasında geçirdiği yıllar anlatılmış. Bu bölümlerde Şadiye Hanım'ın, Hanedanın diğer bir çok mensubuna nazaran maddi sıkıntılara düşmeden rahat hatta lüks bir yaşam sürdüğü görülüyor. Vatan hasreti çekmesi dışında tabii. Ez cümle; Kitabın adı, TİMAŞ'ın zaman zaman şark kurnazlığına başvurduğu kanaatini pekiştirdi bende. Yıllar önce Timaş'tan okuduğum SEFİLLER, daha sonra iki katı hacminde (hatta iki cilt) olarak HAY Serisinden karşıma çıktığında da aldanmışlık hissine kapılmıştım.
Babam Sultan AbdülhamidŞadiye Osmanoğlu · Timaş Yayınları · 2018344 okunma