Hayal kurmak isteyen ve ona inanmak için can atan benliğimle, doğru ya da yanlış yaptığımı sorgulayan yanım çakışıyor. Bu ikilemde gittikçe daha çok savruluyorum. Korktuğum şey ise hayallerimin her geçen gün güçlenmesi ve benim, kendime karşı olan ikna ediciliğim.
Şahidim: Duvarlar
En çok duvarlara dinmeyen sinirim.
Sessiz kalan şahidiydiler her şeyin.
Ne acıdır ki çaresizce beklerim onları,
“Ben oradaydım!” diye haykırmalarını.
“Biliyordum ki agresif halim onun kollarında huzur bulurdu.
Başarısızlığı kabul edemeyen ruhumu hoş görür, beni yargıla-
mazdı. Kambur duruşum, kötü saç gününde olmam, sevilme
kaygım, kalıplara sığmak istemeyişim, bazen kaçışım, bazen sı-
ğınma çabam onun için problem olmazdı. Beni olduğum gibi,
değiştirmeden, ötekileştirmeden kabul ederdi.
Çünkü gerçekten sevilmek böyle bir şeydi.
Bunu yaşamasam da biliyordum.”