Ne zaman bir yakını ölse birinin,
Onu ilk-ölüm sanır kalır o.
Ne zaman sevdiği biri ölse birinin,
Onu en-ölüm alır kalır o.
Ne zaman bir saydığı ölse birinin,
Onu hep-ölüm bulur kalır o.
Ne zaman bir-bildiği ölse birinin,
Onu son ölüm sayar kalır o.
Ne zaman bir her şeyi ölse birinin,
Kendini ölümlerde yaşar kalır o.
Ne zaman bir kendisi ölse birinin,
Ölümlerde kendini yaşar kalır o.
Ağaçlar çizerdim, yeşillenirdi;
Çizdiğimiz ağaçlara çizdiğim kuşlar gelirdi.
Ormanlar düşünürdüm, uyurdum,
Düşündüğüm ormanlarda kaybolurdum.
Anı kuyularından çekmeli bir yudum acı su,
Bir yudum acı su, çekmek anı kuyularından, soğuksu.
Bilmedim bu, ya bir korkunun duygusu,
Bilmedim bu, ya da bir duygunun korkusu.
Kent dayanıyor bahçenin duvarlarına,
Yeni bahçeler çiz, gözlerinin kuşlarına.
Hazır kent dayanmışken bahçene
Kuşlarını gözüne sal, götür ağaçlarına.