Aynı yollardan geçmiş hangi insan, liseyi ya da üniversiteyi bitiren genci hiçbir manevi destek ya da bir kılavuz olmaksızın büyük şehrin bağrına yapayalnız atan topluma lanet etmemiştir ki?
Mesela, evrenin genel amacı ile ilgili iki büyük hipotezden hangisine tabi olacağımızı tercih etmek zorundayız. Ya septiklerin yolundan giderek dünyanın bu hâlinin; tanrıların bir daha asla tekrarlanmayacak talihli fırça darbelerinin bir ürünü olduğunu, yerküremizdeki hayatın ve şuurun tesadüfen ortaya çıktığını kabul edecek ya da bunun zıttı teoriyi kabul ederek evrenin sürekli daha mükemmel ve daha güzele doğru bir gelişim, dönüşüm içerisinde olduğunu kabul edeceğiz.
Channing'in de gayet yerinde bir tespitle ifade ettiği gibi " İnsanların çoğu Orta Afrika'daki ülkeleri tanıdıkları kadar kendilerini tanımazlar." Nazarlarını asla dış dünyadan çevirip de kendilerini incelemezler...