Yazarı tvdeki çeşitli felsefi konulardaki söyleşilerden ve sosyal medyadaki canlı yayınlarıyla sürekli gördükten ve dinledikten sonra d&r de önüme çıkan İFA adlı 3 lü seriden ilkini alarak okumaya başladım .Kitap en başta bilindik evrim teorilerini tekrar ediyor bu kısımları okurken insanın fabrika ayarlarına nasıl bağlayacak diye merak ediyor insan .Zira bahsetmiş olduğu bu teoriler insanın başlangıcını yani ilk hücreden sonraki gelişiminden başlıyor. Zamanla balık -sürüngenimsi canlı -ape (insansı maymun )-insan türleri -akıllı insan(homo sapiens sapiens ) e kadar geliyor .Daha sonra yukarıda saymış olduğum çok uzak geçmiş atalarımızın doğada kalmak için her bulduğunu yediğine ve tarım daha icat edilmediğinden günün yarısını avlanarak-toplayarak geçirdiğine ve dinlenmek için daha çok vaktinin olduğu üzerinde dururken tarımın icadıyla beraber yakın geçmiş atalarımızın nasılda stresli bir hayatın içine düştüğü anlatılıyor . Kitaptaki cennetten kovulma hadisesinin tarımın icadı sonrası insanoğlunun içine düştüğü durum olabileceği hususu ise manidar. :))) Nitekim tarımın icadıyla daha fazla yiyecek stoklama hırsı katlanarak devam etmiştir. Bu da yiyeceğin bolluğuna yok açarak insanı daha hedonist ve az hareket eden bir canlı haline getirmiştir .Son yüz yılda dijitalleşmenin artması insanın tamamen daha az hareketli işlerde çalışarak ve yiyeceğe erişimin kolay olması nedeniyle doymak için değil haz almak için yemesinin evrim sürecimizi nasıl etkilediği
anlatılıyor .Son kısımlarda ise sanılanın aksine doğanın düzenli değil kaotik olduğunu belirterek modern dünya insanının da doğaya ve atalarına bağlı kalarak arada bedenini şaşırtması gerektiği belirtilerek sağlıklı yaşam üzerine genel geçer tavsiyelerde bulunuyor.Kitap bedenimizi ve ne yapmamız gerektiği
Ebeveynlerim, büyükanne,dedelerim ve daha uzak atalarım tarafından tamamlanmamış, cevaplanmamış halde bırakılan şeylerin ve soruların etkisi altında olduğuma kuvvetle inanıyorum.Sıklıkla , bir ailede ebeveynlerden çocuklara geçen kişisel olmayan bir karma var gibi görünür.Bana her zaman önceki nesillerin yatım bıraktığı, tamamlamam veya belki de devam ettirmem gereken şeyler var gibi gelmiştir. Carl Jung