Makinenin nasıl işlediğini bilmeyen bir insanın, makinenin çalışmasını seyrederken, içine kazara düşerek onun işlemesine engel olan ve içinde oradan oraya silkelenen bir yonganın, makinenin en önemli parçası olduğunu düşünmesi doğaldır. Makinenin yapısını bilmeyen insan, makinenin en önemli parçalarından birinin, çalışmasına müdahale eden ve engel olan bu yonga değil sessizce dönen küçük aktarma dişlisi olduğunu anlayamaz.
Dışlanmak diye bir kelime var. Toplumun arasına karışmış, acınası, ezik ve ahlaksız insanları tanımlayan bir kelime gibi duruyor. İşte ben, doğduğum andan beri kendimi dışlanmış gibi hissediyorum. O yüzden ne zaman dünya tarafından dışlanmış biriyle tanışsam, kalbim yumuşardı.
Toplumun içinden çıkan her büyük insan, yakıcı bir büyüteç gibidir. Milletin bütün gücünü ve dehasını kendi şahsında toplar; kendi halkına ve başka halklardan binlerce insana ilham kaynağı olur. Fakat hava kapalıysa ve atmosferde güneş ışınları yoksa bu büyüteç ne kar yığınlarını eritebilir ne de bir damla suyu ısıtabilir.
"Ve de asla yaşam üzerine felsefe yapmaz" diye ekledim.
Tarifsiz bir hüzün havasıyla,"Hayır," diye yanıtladı Wolf Larsen. " Ve yaşama kafa yormayı bir yana bıraktığı için de çok daha mutludur. Hakkında düşünemeyecek kadar yaşamakla meşgul. Benim hatam ise bir kere kitapların kapağını açmış olmak."