Türbelerin ziyarete açılması, kimsede ses yok... Hacca gidiş özgürlüğü, kimsede ses yok... Tekkelerin, zaviyelerin açılması ve televizyonlarda dervişlerin gösteri yapmaları, kimsede ses yok... İmamhatip liselerinin her gün artarak yayılması ve buradan çıkışlı olanların devletin her basamağında en yetkili yerlerde yer almaları, kimsede ses yok... Pıtrak gibi Kuran kursları, kimsede ses yok... Ezanın Arapçalaştırılması, kimsede ses yok... Arapça ezanın birden ve aynı zamanda değil, sözde İslamlık propagandası yapmak için minarelere takılmış hoparlörlerden en çirkin seslerle zincirleme ve arka arkaya okunması, kimsede ses yok... Yurtdışındaki elçilik ve konsolosluklarda, dünyada başka hiçbir laik ülkede benzeri bulunmayan din ataşeliklerinin kurulması, kimsede ses yok... 12 Eylül faşizmi karşısında, numaradan kaçıp kaçıp da, horozun altına yatan tavuk cilvesi gibi, kimsede ses yok... Sütunlara sığmaz bizim suçluluğumuz.
İstediğiniz bu ya işte, düşünmeyen, sorgulamayan nesiller yetiştirmek. Hep onlar adına düşünüp karar vermek, yaptım oldu demek... Adını andığın imparatorluklar dünyaya hükmetti. Hata burada işte, siz dünyanın kölesi, kendi halkının efendisi olmayı istiyorsunuz. O devletlerin yanından geçemezsiniz. Yolumuzu aydınlatan, halkına itaat etmeyi değil düsünmeyi ögretentüm emekçi bilim adamı, sanatçı ve devrimcilere selam olsun...
Kitapla ilgili pek çok inceleme okudum ama sizinki daha bir içten, daha hissederek yazılmış. Kaleminize ama ilk önce yüreğinize sağlık.. Cümleleriniz, alıntılarınız, kullandığınız noktalama işaretleri bile öyle uyumlu ki, kadın toplumda hak ettiği değeri bulamasa da, kitap cümlelerinizle hakkettiği yeri bulmuş. Verdiğiniz link çok anlamlı. Emeğinize sağlık Ebru Hanım.