Gökhan

Gökhan
Mihi canto et musis. Dibacem gokhanayso.blogspot.com/2025/05/hakkmda... Sosyal Medya x.com/Ayso007 instagram.com/ays_0 Kendime notlar hatırlatmalar denemeler...
Bâtınen hiç, zâhiren mühendis.
İstanbul Teknik Üniversitesi
Alanya/İstanbul
Alanya
82 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Varlık Kaygısından Medeniyet İnşasına:
Maarif,Aydınlanma ve Hakikat Arayışı Bu coğrafyaya ait politik iki büyük hadise; Haçlı seferleri ve moğol istilası. Haçlı seferleri günümüzde hâlâ varlığını korur. Açıkçası bu ikisinin bu coğrafyada yarattığı yıkımı muhayile edecek şuurdan eksiğiz. Bunları kıyas, bir takım entelektüel tecessüs ve düşünsel mekanizmalara muhtaç lakin bu durumun bir konfor alanı istediği de şüphe götürmez bir gerçek. Varlık ve yokluk endişesi duyan milletler bilim, felsefe ve sanat yapamazlar. (taklit ederler) Bu toplumlarda bu tonlarda konuşan insanlar da açıkçası pek algılanamaz. Zaten sayıları ve tanınırlıkları da oldukça düşüktür. Çünkü temel düzeyde var olmak için akla dehaya ihtiyaç yoktur. Sokrat, Aristo, Eflatun, Mevlana, El-kindi, Farabi, İbn-i sina, ibn-i rüşd, ibn-i haldun, gazali gibi düşünürleri taramış Arapça, farsça, latince, gibi dillere hakim kaç kişi sayabiliriz? Ya hazırlık aşamasında bu eğitimlerden geçebilecek bir müsteşrik okulu var mı ? Hoca bulabilir miyiz? Okula gerek yok maarif sistematikleştikçe sıradanlaşır lakin bir master bir üstad gerekiyor. Olmayınca bu merak günümüzde maalesef otodidakt olarak kendini gösteriyor. Bilim, felsefe ve sanat insana nasıl daha iyi bir hayat yaşayacağını öğretir ve bunlara geçiş, varlığını kabul ettiren milletlerin tekelindedir. Hayatta kalmanın yolu ise, cesaret, umut,inanç, dua ve teselliye bağlıdır... Hülasa, bir toplum ya varlık-yokluk mücadelesi verir, yada varlığını dünyaya kabul ettirir ve bilim, sanat felsefe yolunda bir medeniyet inşaasına başlar. Biz maalesef bu dallarda hâlâ başkalarının sözlerini söylüyoruz. Adaletin kılıcı olmak elbette bir idealdir lakin kıtaları feth etmemizin sebeb-i hikmeti varlık yokluk mücadelesidir. Günümüz politikası hiç de azımsanmayacak derecede tarihteki durumumuza ışık tutar. Bu
Duygu ve Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şeref, itibar, şahsiyet, karakter, saygınlık, onur ! Bunların bir önemi var mı ? Varsa eğer bu kadar teşhir ve ahlaksız yollarla milyonları kazanmak nasıl bir seçenek olabilir ? Bunu sadece kadınlara yüklemek de ikiyüzlülük. Fıtratı gereği kadının güce ve paraya düşkünlüğü yadsınamaz. Bu durumun para ediyor olması erkeğin talebi ile alakalı. Arz talep hiçbir dönemde bu kadar zirve yapmadı. Bu yaşıma kadar hiçbir dönemde bu meselelerden bu kadar tiksinmedim. Bunun bir sektör olması aileyi param parça etti. Bizim gibi memleketlerde ailenin yok olması ulusun da milletinde intiharı. Cemiyet hayatının bu çöküşü bize ağır bedeller ödetecek. Bunu acı bir şekilde tecrübe edeceğiz gibi görünüyor. Sosyolojik olarak bunun sebebi din nefreti olarak ortaya çıkan özellikle müslümanlığın antitezinin sonuçları. Bu minvalde burada da suçlu tek taraf değil. Dini olması gerektiği gibi yaşayamayan temsiliyeti zayıf ekseri çoğunlukla, antitezi temsil eden seküler cenahın birlikteliği bu yıkımda başröl oynuyor.
Duygu ve Düşünce
Kemiyet ve keyfiyet minvalinde güzide sanat ve edebiyat eserlerinin çıkması toplumun refahına mı bağlıdır ? Yoksa her şart ve koşulda deha eseriyle kendini bir şekilde gösterir mi ? Refaha bağlı ise eğer kemiyet önemli mi ? Sayısı artan şey değerli midir ? Az da olsa sanat eserinin zirve olması mı önemlidir ? Hepsini bir yana bırakırsak acı olan cemiyetin sanatla ilgilenmesi ve yüksek bir cemiyetin hayata geçmesinin tek koşulu refah.
Duygu ve Düşünce
Fıtrattan sanata: Yaratılışın Estetik Dili
Sanat tümeli kapsayan mıdır ? Bir grubun kendisini imtiyazlı hissetmesi için yapılan şeye sanat denir mi ? Sanat eserinin ilgi duyacağı bir grup olmalı mı ? Bir azınlığa hitap eden şeye sanat eseri denir mi ? Sanat eserinin bir hiyerarşisi var mıdır ? Küçük sanat eseri büyük sanat eseri olur mu ? Yer altından çıkan elmasları yakutları çirkin bulan bir insan var mı ? Ağaçların yaprakların çiçeklerin kuşların böceklerin evrenin sanatlı halleri zihnimizde bize bir hiyerarşiyi gösterir mi ? Sanatçı yada sanat için sanat yapılmaz. Kainatın yaratıcısı sanat yolunda bize örnekler vermiş. Onun sanatına yetişemeyiz. Lakin sanat herkese hitab etmeli sanatçı da bu minvalde toplumun sanatçısı olmalı. Bu demek değil ki sanat adına yapılan bir şey düşük toplumun büyük bir kesmine hitab ediyorsa ona sanat denir. Mimar sinan sultan ahmedi yaparken sanat yapıyorum demedi. Yaptı sanat oldu. Neşet Ertaş gönlünü sazının teline aktarırken sanat yapma niyetinde değildi. Gönlünü boşalttı sanat oldu. Şüphesiz herkes sanat yapamaz lakin sanatçı bir deha nispetinde doğar. Yaratıcı onu o deha nispetinde yaratmıştır. Yaratıcı niye yarattı sorusu akıllara geliyor... Çünkü yaratabiliyor. İnsanı da kendinden bir parça ruh üfleyerek eşrefi mahlukat olarak yarattım diyor.Yani parçamdan bir parçayı insana bahşettim onu sanatlı yarattım binaenaleyh tabi ki sanat yapacak diyor. İlk resim yapan kişi sanat için resim yapmadı. Resim yapabildiği için resim yaptı. Müziği ilk yapabilen sanat adına yapmadı, yapabildiği ve bununla mutlu olduğu için yaptı. Binaenaleyh, insan sevdiği için yaptığı bir şeyler bulmalı. Çünkü insan mutlu olduğu şeyi yapmadan ruhen bir tekamüle erişemiyor. Yüksek bir cemiyet hayatı için ruhen tekamüle erişen insanların sayısı artmalı. Bayağı sanat(!) ve sanatçılara (!) prim vermemeli.
Duygu ve Düşünce

Gökhan

, bir kitap okudu
10/10
·599 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
İsmet Özel
9.2/10 · 3.292 okunma