Gökhan

Gökhan
Mihi canto et musis. Dibacem gokhanayso.blogspot.com/2025/05/hakkmda... Sosyal Medya x.com/Ayso007 instagram.com/ays_0 Kendime notlar hatırlatmalar denemeler...
Bâtınen hiç, zâhiren mühendis.
İstanbul Teknik Üniversitesi
Alanya/İstanbul
Alanya
82 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Değerlerini ikili ilişkilerinin önüne koyamayan, onlardan taviz veren kişiliksizdir, dünkü çocuktur. İsmet Özel; " Bu işi yapıyorum çünkü daha kârlı, işime de öylesi geliyor " diyen kişi şeref yoksunluğu çekiyordur. Bir insan " bu işi yapıyorum çünkü doğru olan bu " diyebilmeli diyor. Bu minvalde şerefyab olduğumuz insanlara şetaretle koşuyoruz. Bu üstün şerefin farkında olmayanlardan ise samimiyet dileniyoruz. Binaenaleyh, kişi ile içtimai düzeni ve nazarı arasındaki fark kadar samimiyet kurabiliyoruz. Samimiyet kurmaktan uzaklaşmak, Allah için sevdiğimiz insanlara hâlimiz ile bir tepkimizdir. Maksadullah, marifetullah’a götüren yoldur, dolayısıyla maksad rıza makamıdır. Bazen gönül kırmak da rıza makamındandır. Nefsimiz ve kibirimiz için yapıyorsak Allah bizi iddiamızdan vursun, nefsimizi köreltsin, affetsin. Mahiyeti tebliğ ise, Allah onları ıslah etsin affetsin. Tahzir, tedip, itâb ve tenzir sünnettullahtır. Hepsinin yeri ayrıdır. Gazap değil rahmettir, maksat kırmak değil kurtarmaktır.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İsmet Özel Üç Zor Mesele Metnin bir kısmının çevirisi şöyle ; Rüya: Uykuda görülen şeye “düş” denir. Mütevazı tercüman der ki: Bu makamda rüya bahsiyle ilgili olarak, hakikat ehlinin (ehl-i tahkik) yazılarının özeti kısaca kaydedilip açıklanmasının uygun olduğu görülmüştür. Bilinsin ki, insanın konuşan ve idrak eden nefsi (nefs-i nâtıka), beden uykudayken beş dış duyunun meşguliyetinden ayrılır, bir miktar boşluk ve dinlenme kazanır. Bu sırada, asıl bağ ve uygunluğu sebebiyle melekût âlemiyle irtibat kurar. Melekût âlemi öyle bir âlemdir ki, şehadet âleminde (görünen dünyada) olmuş, olmakta olan ve olacak olan bütün mânâ suretleri orada mevcuttur. Hatta tüm ilahî ve semavî başlangıçlar, melekûtî hakikatler orada yoğun bir şekilde toplanmış ve nakşedilmiş durumdadır. Bu hakikatler, kader ve ilahî irade gereğince, yavaş yavaş ve aşama aşama bu dünyada görünür hâle gelir. Hülasa ; Gözlerinle görsen rüya göremezsin, demek ki görmüyorsun gösteriyorlar... :)
Kitap Alıntısı
Yunanca Nomos Arapça Namus Anlam : Kanun, düzen, örf, kural, ilke. Bu minvalde İsmet Özel şu soruyu soruyor. Türkiye'nin nomos'unun ne olduğunu biliyor muyuz ? Türkiye'nin nomos'unun ne olduğuna dair bir toplum sözleşmemiz vardır. Bu anlaşmanın ideolojiler aracılığı ile elde edilmiş ön yargılarla alakası yoktur. Çünkü böyle bir anlaşmaya entelektüel bir çıkarım sonucunda değil, Türkiyenin vazgeçilmez değerlerinin "algılanması" sonucunda varılabilir. Söylenen sözün toplumun bütün kesimlerle anlaşılabilir olması bu sözün ancak o toplumun "nomos"u içinde söylenmiş olmasıyla mümkündür. Üç Zor Mesele İsmet Özel Not: İsmet Özel bilindiği gibi İstiklal Marşı derneği başkanıdır. Kendisinin bu ülkenin nomos'unu " ki bunlar bayrak ve istiklal marşıdır- insanlara algılatmakla alakalı bir misyonu vardır. Hitabeti keskin ve nettir. Ağır konuşur çoğu zamanda sert mizaçla dikkatleri üstüne çeker. Sevilmek el üstünde tutulmak gibi bir derdi yoktur. Dikkati algılanması gereken şey üzerine yöneltir. Bunlar bizim "nomos'umuzdur" der.
Soyut vatan !
İnsanlar somut özellikleri, iyi ve kötü yanlarıyla bir bütün olan toprak parçasını kafalarından silip istediği özelliklerle süsledikleri soyut ve farazi bir vatanı benimseyebiliyorlar. Soyut vatan insanların son yüzyıldaki propaganda yöntemleriyle zihinlerine dolan " ideolojik" vatanlardır. İnsanlar düşüncelerinin sınırlarını çizdiği bir ülkede yaşamayı fiilen içinde bulundukları şartların huzur bozucu atmosferinden daha güven verici bulabilirler. Böylece daha çok insan artık üzerinde yaşadığı ülke, bu ülkenin iktisadi yapısı ve bu yapının işleyişi, siyasi kurumların aldığı durum ve halkın genel eğilimleri karşısında " bizim" kelimesini kullanamaz olmuştur. İçinde yaşadıkları topluma "bizim" diyemeyenler kendi fantastik dünyalarında, meslek öbeklerinde, siyasi kamplarda buldukları " biz" duygusuna kaçarlar. Bu kendi zihin dünyasındaki soyut vatandan başka bir şey değildir. Bü tür anlayış insanı kendi üzerinde kapanmaya ve bencilliğe iter. Kendi örgütleri ile soyutta beraber oldukları insanları, somut bir vatan üzerindeki insanla esas bir beraberliğe tercih ederler. Somut vatan duygusu insanın ayaklarını yerden kesmez ve adım adım yürümesini mümkün kılan dayanaklar verir ona. Soyut vatan duygusu ise başka insanları düşman ve aşağı görme bozukluğu getirir. Gerçek düşünceler ancak gerçek insanlar arasında ve sahici bir vatanda barınabilir.
Kitap Alıntısı
Kimlik şahsiyet !
Derilerinin rengini üzerinden atmak isteyen zenciler, çekik gözlerini düzelttirmek isteyen çinliler olduğunu bildiğimize göre, üzerinden kolayca atabileceği -atabileceğini sandığı- özellikleri hepten reddeden insanların çevremizde bulunması bizi şaşırtmaz. Not: 1960 ve 1980 arası aydınları eleştiriyor. Halktan kopuk, vatan kelimesinden korkan zihinlerimizi sömürgeleştirmek isteyenlerin aydınlarımızı nasıl bir aşağılık kompleksine soktuğundan şikayetçi. Artık aydınlarımız Türk olmaktan vatanını kalemiyle savunmaktan imtina ediyor diyor. Zencileri nasıl zincire vurdularsa bize de öyle yaptılar demek istiyor.
Kitap Alıntısı