Gökhan

Gökhan
Mihi canto et musis. Dibacem gokhanayso.blogspot.com/2025/05/hakkmda... Sosyal Medya x.com/Ayso007 instagram.com/ays_0 Kendime notlar hatırlatmalar denemeler...
Bâtınen hiç, zâhiren mühendis.
İstanbul Teknik Üniversitesi
Alanya/İstanbul
Alanya
82 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Onda,herhangi bir şey yapabilecek takat, onda sırlanmadan ayakta duracak dürüstlük, onda kendi halini yeter bulacak bir düşünce izi göremedim. Çocuk sıkıntılı, çekingen, geride, gözleri gizli bir kederle gölgeli, hayatından memnun olmayan ama bunu değiştiremeyecek biriydi. Sadece gerçeği değiştirmeye çalışıyor, bu nedenle sadece yalan söylüyordu. Gerçeği sevmiyor, kendine yakın bulmuyor, onu itip başkasını, onun olmayanı benimsiyordu. Not: Karakter bir bölümde 39 yaşından 9 yaşına çocukluğuna dönüyor ve onu konuşturuyor.
Kitap Alıntısı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Cansın pek tanıdık:)
Malum okullardan birinden mezun, tüm benzerleri gibi evlerinde Penguin klasiklerinden üç beş kitap, Roget’s’in meşhur Thesarus’u, gazetelikte altı ay öncesine ait bir Indipendent gazetesi, yüzlerinde hafif alaylı, çokça donuk, duyarlılığı ile yalnızca kendilerine yapılan bariz kabalıkları sezebilen, sınırlı bir akılla her şeyin üstesinden gelen, başkalarına bir benzeri olması koşuluyla değer veren, verilen şeyin de değerli değil otuz sene öncesinin şu an sahafların raflarını çökerten sığ reçeteli kitaplarının olduğu, modern, hoş görülü “anlamaya çalışıyorum”u ifade eden kalkık kaşlarıyla tembelliğin, düşüncesizliğin hayata aşırı bağlılığın ve her an zevk alma isteğinin çevikliği ile hayranlıkları ve tiksintileri abartılı yüzlerce nasipsiz çiftten birinin talihsiz çocuğuydu Cansın.
Kitap Alıntısı
Şairler anlamaktan yorgun, ama anladıklarından kimseye fayda yok.
Kitap Alıntısı

Gökhan

, bir kitap okudu
10/10
·574 syf.··
Beğendi
·
23 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 11:07
·
2026 15. kitabı
Fyodor Dostoyevski
9.7/10 · 9 okunma
Pasajın güzelliğine bakarmısınız...
Burası, yani dünya malum, meydana getirildikten kuralları belirlendikten sonra sanki dönüp de bakılmayan bir yer. İster kediler ezilsin, ister hayavanlar en acılı bakışları ile can versin, en ulu ağaçlar çatır çatır bir hiç için devrilsin, yüksek düşünceye sahip insanlar perişanlıkla şaşkın bakışlarla son nefeslerini versin, kendinin olmayana el sürmeyen açlıktan ölsün ama herkes onu kınasın "aklını işletseydi" desin. Bunları düşleyip bunların çabasında olup iflah olan görülmüş değil. Hayatın en istemediği, istemediğini, iğrendiğini belli ettiği bir insan tipi sanki. Halbuki hayatı dini öğretilerden öğrenen ve o kuralları uygulayanlar hep " aklını işletenler" olabilmek için hep akıllarını işletiyorlar, bu dünyayı unutmuyorlar, cuma vakti ara veriyorlar, sevabıyla işleri daha da açılıyor, sabah dört rekattan tesbihattan sonra işe koyuluyorlar, olmayacak şeylerin peşine düşmüyorlar, adeta aşık olmuyorlar, kadına da ettiğinden fazla değer biçmiyorlar, işlerine yaratıyorlar, çocukları işlerine yaratıyorlar, namazları işlerine yaratıyorlar, şiirle kendilerinde kapanmaz delikler açmıyorlar, " şuara" suresini okuyor " El Hakk" diyorlar, hep " akıllarını işletiyorlar" kötü alışkanlıkları bile yok, erken yatıp erken kalkıyorlar, içi kötü bademli kayısı, memleketten gelmiş kabuklu fındık yiyorlar, şiirin cinnetine ,müziğin cehennemine, edebiyatın saldırılarına kapalı ve kayıtsızlar. " Hüsran içinde" değiller, sabra ve namaza sarılmışlar. Başka türlü yaşayıp hisseden iman sahipleri isa kitap'a değil Kierkegaard'a iman etmiş gibi duruyorlar. Aslında kişi gerçekten iman etse dünyanın yüzde yirmisine bile dokunamaz. Hadisler " Yalnızca orta kırattaki insan mutludur, memnundur" demiyor mu ? Ne güzel söz, ne doğru söz. Orta kırattaki insan, orta akıldaki insan, yaşadığı dönemin
Kitap Alıntısı