İnsan ölünce de sempatik davranarak, safların aklını karıştırıp üste çıkarak, bir yolunu bulup soylu ve yüksek tavırları, sözleri taklit ederek, hatta daha da zariflerini becererek,vücudunu, ses tonunu, bakışlarını ayarlayarak hoşa gitmeyi ve neredeyse safça bir meleğe rastlayıp gülümseyerek, onun da " Seni hınzır geç geç" demesini, bunu da hemen kabullenip arkada korkudan titreyen kalabalığa " Eh ne yapalım! " dercesine buradaki maceralarda pek hoşa gidip cerbezeli bulunan halleriyle bir göz kırpıp, bahçelere doğru ava çıkabilebileceğini düşünür.