Yeni yetişen neslin rahatlığı, özgüveni, utanmaz arlanmaz sıkılmaz -doğru, sıkmak varken niye skılsın- kaldırım kargası gibi her şeye üşüşmesi, hiçbir şeyin sahibini aramaması, en basit şeyi en yüksekle kıyaslaması, bunu yapıp da ayıplanmaması pek tuhafıma gidiyor, midemi bulandırıyordu.
Çok şaşarım şiir sevenlere, okuyup geçenlere, kitabı kapatıp yemek yiyenlere, o bakışla yaşayıp da ölmeyenlere. Şiir sevilmez ki, öyle duyulur, öyle bakılır, hastalanılır, zehirlenilir, ölünür. Şiir sonunda öldürür.