Liseli Cem'in babasının, onu ve annesini bırakıp gitmesi üzerine yaşadıklarını konu alıyor kitap.
Babası gittikten sonra annesiyle yalnız kalan Cem hem okuyup hem de para kazanmak zorunda kalıyor.
Bir kuyucunun ( Mahmut Usta'nın ) yanında çalışıp kuyu yapıyor. Zengin bir adamın arazisinde kuyu kazmaya başlıyorlar fakat Mahmut Usta arsa sahibinin değil kendi istediği yere açıyor kuyuyu.
Kendi kazıcağı yerden şu çıkacağına inanıyor ve orayı kazmaya başlıyorlar, gündüzleri çalışıp akşam da Öngören Meydanı'na iniyorlar.
Ve Cem'in burda kendinin iki katı yaşında bir kadını görüp ona âşık olmasıyla hikâyesi başlar.
Neyse fazla ayrıntıya girmiyim...
Gel zaman git zaman Cem, âşık olduğu kadını ( kırmızı saçlı kadın) ustasından kıskanmaya başlar,yine bir gün iş üzerinde bu konuyu düşünürken elindeki kova kayar ve yeraltında kazı yapan Mahmut Usta'nın üzerine düşer.
Sonra Cem oradan kaçar ve ömrü boyunca bu suçu üzerinde taşır ( ya da o öyle sanar )
Neyse daha fazla spoiler vermiyim.
Kitabı kesinlikle ÖNERİYORUM.
Keyifli okumalar dilerim:)
Kitabın konusu,kurgusu anlatılan duygusal aşk hikayesi gayet başarılı. Ayrıca kitap tam da Türkiye'nin zengin fakir,okumuş okumamış,dindar dine uzak,solcu sağcı gibi zıtlık,zengin kültür ve sorunlarınada değinerek bir dönem kitabı olma niteliğinde. Böyle bir temel üzerine malesef kaba hatta küfürlü üslubu ve ayrıştıcı dili sayesinde kötü bir kitap olmuş!
Dikkat bundan sonrası spoiler içerir!
En çok sinirime dokunan ise; bu ülkenin kadına batı toplumları da dahil ilk önce Atatürk sayesinde bir çok hak verildiği halde bundan memnun olmayıp rahatsız olan kadınlar! Kitapda da yazar bundan rahatsızlığını bir çok yerde dile getirmiş.
*Atatürk Türkiye'sinde böylesine gerilik olamaz!(374)
Eğitimde bir devrim olan enstütilere bir günah yuvası gözü ile bakma,
*genç kızları eğitme" ismi altında oraya bir Kız Enstitüsü kurulur... (55)
Yine üniv.gibi köklü eğitim ortamlarını kızlı erkekli fuhuş merkezi olarak nitelendirmekte!
* Bu kızlara üniv.talebesi demeye insanın dili varmazdı... Barlarda vazifeleri gönül eğlendirmekten ibaret olan konsomatris kızlardan ayırt edilemiyecek kadar aşağı bir zavallılık içindeydiler... (19)
Yazarın kendi içinde çelişen görüşleride o kadar fazla ki. Moda ve ince zevkler avrupai insanlarda bir fahişelik kötülük hristiyanlık alametiyken; tesettürlü dindar kişilerde makul karşılanıyor. Bir taraftan bunu eleştirirken ne tuhaf tesettür modasından da bahsetmekte! (Yazar da Feyza karakteride terzi ve zevkli bir moda anlayışına sahip)
* Seval'in kıyafetleri kapalı olmakla beraber, en az bir Avrupalı manken kadar şık ve moderndi.(129)
Gelişen dünya düzenine kadının ayak uydurması ve gözünü kapatmasını öğütlemekte (sayfa 58)
Din diyanetten bahsetmeye çalışırkende aynı ayrıstırıcı üsluba devam ediyor; cahil anadolu insanı,aileden gelen örtünme namaz
Bir gece yarısı uyandığında yatağından kalk, şöyle yıldızlara bir bak. Düşün!.. Madem ki içinde bulunduğun yer, konuştuğun kimse sana feyz vermiyor; terket mâni olan ne?
Romanları 30 dilde yayımlanan yazarımız Kimdir?
Doğru cevap veren üyelerimiz arasından çekiliş ile yazarın eserlerinden 1 tanesini 5 üyemize hediye edeceğiz.
Çekiliş şartları!
İletiyi paylaş
Kitapseç sayfasını takip et.
Önemli not: Yoruma sadece 1 kere cevap vermeniz yeterli olacaktır, ilk yaptığınız cevap dikkate alınacaktır. 1 den fazla yorum yapmamanizi rica ederiz.
Çekiliş sonuçları: 08.06.2020 tarihinde açıklanacaktır.
Tüm üyelerimize bol şans dileriz.