Yine herkesin elinde, paylaşımlarında sıkça gördüğüm bir kitabı daha okudum.
İsminin nerden geldiğini merak etmiştim, ben cevabımı aldım.
Kitabı değerlendirecek olursam, kitabı ben beğendim olaylar, duygu akışı, yaşananlar bir çocuğun dilinden anlatılıyor. Üstelik gerçek yaşı 5 yalancı yaşı 6 olan çok zeki, kabiliyetli bir çocuğun anlatımı. Hayata erken atılmış demek gerekirse evet hemde çok erken fakirlikle, dünyanın ve insanların acımasızlığı ile çok erken tanışmış. Zeze de kendimden çok şey buldum. Çocukken bu kadar anlayamıyordum ama büyüyünce yaşadıklarımı daha iyi analiz edip o yaşta neler düşünüp farkındaymışım diye şaşırırdım ki kitapta okuyunca aslında çocukların büyüklerin çok farkında olduklarını anlamını bilmeselerde hayatın zorluklarını derinden hissedip duyarlı davranmak için çok uğraştıklarını daha iyi anladım.
Birini öldürmenin sadece elini kana bulamakla da olmadığını hepimiz biliyoruz, Birini öldürmek onu sevmeyerek kalbinde öldürmekle eş değer olduğunu. Ah Zeze bazı duyguların dili oldun.
Ve son olarak sonunu ben farklı bekliyordum mutlu bir son olmasa böyle bir şey ummamıştım. Portuka’nın ölümüne çok üzüldüm Zeze için önemini anlıyorum.
Bence herkesin hayatında bir Portuka’sı vardır.
Umarım kimse Zeze gibi Portuka’sını kaybetmez.