Ayşe D

Ayşe D
@Ayseduyan
Bu insanlar öylesine sindirilmişti ve bu tür adamların onlara ne yapabileceğine dair öyle uzun bir tarihsel sürece yayılan tecrübelere sahiplerdi ki, kimsenin sesini çıkarabildi, ne elini oynatabildi, ne de gözünü yerden kaldırabildi. Erkeklerin hiçbiri bunları yapmaya cüret edemedi.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Askeri bilgiden yoksun subaylar; geminin ne olduğunu bile bilmeyen denizciler; devletin gidişatından bihaber devlet memurları; şehvetli bakışları, gevşek dilleri ve gayri ahlaki yaşamlarıyla, olabilecek en dünyevi din adamları oradaydı; hiçbiri liyakat sahibi değildi fakat hepsi rezilce öyleymiş taklidi yapıyordu; hepsi bir şekilde Monseyör'ün tarikatının bir parçasıydı, bu yüzden de herhangi bir maddi getirisi olan tüm devlet pozisyonlarında bunlar görev alıyor, paraya para demiyorlardı.
Sayfa 136·Kitabı okudu
O kadar ağır işler yükleyeceğiz ki onlara düşünecek bir anlık bile zamanları olmayacak. Bu karıncalara hiçbir zaman başlarını bile kaşıyacak bir süre tanımayacağız. Hep iş hep çalışma hep açlık hep yoksulluk hep gelecek korkusu içinde olacaklar. Bu korkular onları kör sağır sersem beyinlerini işlemez yapacak. İnsanfiller insankarıncalara hep bunu yaparlar.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Seven bir kadın bütün umutları sönse bile aşkını doğması nasip olmayan bir çocuk gibi sever.
Sayfa 302·Kitabı okudu
Şimdi onun ağzından bu oturma odasında adımı duymak. Bizi ayıran bütün o yılların hızla gerisin geri katlanmasından üst üste binip kapanmasından farksız. Zaman bir akordiyon gibi kendi kendine kapandı ve bir fotoğraf bir kartpostal ebadına indi. Çocukluğumun en parlak en göz alıcı yadigarına getirip yanıma oturttu, elimi tutup adımı söylemesini sağladı bizim adımızı. Bir şeyin döndüğünü çıt diye yerine oturduğunu hissediyorum, uzun zaman önce kopartılmış bir şey yeniden yerine yapıştırıldı göğsümdeki Yumuşacık bir silkelenmenin ardından. Benimkinin bitişiğinde taptaze atmaya başlayan bir başka yüreğin boğuk gümbürtüsünü hissediyorum.
Sayfa 397·Kitabı okudu