O, Resulün yol arkadaşıydı.Ak verdasıydı son elçinin.Gönül gülü güçlü kalesiydi,her şartta arkasındaydı.Sevgiliye en yakındı.Onunla müminler arasında kurulmuş köprü gibiydi Hatice.Çatlayan toprağa yumuşak damlacıklar halinde hayat sunan yağmur damlası gibiydi bazen..Kimi zaman kızgın çöl kumistanında ak bir bulut..Zifiri karanlık gecelerinde yol gösteren Çoban Yıldızı...Peygamberin yuvasına neşe ve huzur katan sıcak nefes...Duru bir sabah,ılık meltem,sevgi seli, ikram yeli,merhamet hazinesi,cesaretin kalesi,teşvik sultanı,heycan pınarı,coşku çağlayanı Hatice...Narla nurun ayrımında bir hat çiçekleri.Resulün ocağının sınırı.Yavrularının hamisi.Peygamberin sadık veziri... İlk öğrencisi,Hiranın gözleyicisi,vahyin hatun bekçisi,resulün hatırlı sevgilisi,ilk koşan,ilk coşan, ilk konuşandı Hatice.. Hep rahatlatan hep verendi. İlâhi kelimetullahın has müdavimiydi...
Peygamberi ilk keşfeden,ilk uyan,ilk karşılayan,vahiy terlerini silen,ilk tebliğci,ilk kol kanat gerici...İlk tesellici,ilk müjdeci,ilk bekçi...Sevgiliye evlat veren ilk kadın...İlk kucaklayıcı. Yeryüzünün ilk müslümanı...
Rabbin selamını alan ilk kadın... Vahyin ilk durağı... İlk cemaati Muhammed'in... Kıyam tutan ilk kadın...
Hatice'nin adını diyecekti Bilal(r.a),
"Annemin bir parça kuru ekmeğe sürüp bana uzattığı bal ile bildim."
'Oğlum derdi annem bu balı bize Hatice göndermiş.'
Fukara sofralarda ben nimetin adını, Hatice'nin adıyla tanıdım...
"Allah bana Haticeden daha hayırlısını vermedi. Herkes beni reddederken o beni tasdik etti. Kimse kucaklamazken o beni kucakladı. Kimse yardım etmezken o beni malıyla ve canıyla destekledi."
(Alemlerin Elçisi Hz.Muhammed)