İnsanların bilerek ya da bilmeyerek size karşı telkinlerinin çoğunun, sizi onların dilediği gibi düşünmeye, hissetmeye ve davranmaya ittiğini, sizin için yıkıcı olsa bile bunu kendilerine avantaj sağlayacak şekilde yaptıklarını göreceksiniz.
Bir savaşçının alçakgönüllülüğü, bir dilencinin alçakgönüllülüğü değildir. Savaşçı başını kimseye eğmez ama hiç kimsenin de başını kendisine eğmesini istemez ve izin vermez. Öte yandan dilenci kendisinden güçlü gördüğü kimseye hemen başını eğmeye ve onun için yeri süpürmeye hazırdır. Ne var ki dilenci kendisinden daha güçsüz birinin onun için yeri süpürmesini ve başını eğmesini ister.